Algılama Sorunu Tedavisi Sürecinde Ailelere Yol Gösteren Öneriler
“Algılama sorunu tedavisi” herkese uygulanan tek bir yöntem değildir. Önce çocuğun dikkat, dil-anlama, öğrenme, bellek, işitme veya duygusal durum gibi alanlardan hangisinde zorlandığı değerlendirilir. Destek planı bu bulgulara göre değişebilir ve gerektiğinde aile, okul ile farklı uzmanlık alanlarının iş birliğini içerebilir.
Algılama Sorunu İçin Neden Önce Değerlendirme Yapılır?
Aileler “Söylüyoruz ama anlamıyor”, “Dersi çok geç kavrıyor” veya “Öğrendiğini hemen unutuyor” gibi gözlemlerle destek arayabilir.
Ancak bu ifadeler tek bir sorunu tanımlamaz.
Çocuk sözel yönergenin anlamını çözmekte zorlanabilir. Başka bir çocuk yönergeyi anlayabilecek dil becerisine sahip olsa da dikkatini yeterince sürdüremeyebilir. Bir başka çocuk bilgiyi ilk anda anlayıp daha sonra hatırlamakta veya yeni bir durumda kullanmakta zorlanabilir.
Bu nedenle destek sürecinin ilk sorusu:
“Hangi tedaviyi uygulayalım?”
değil,
“Çocuk tam olarak hangi beceride zorlanıyor?”
olmalıdır.
Güçlük doğru tanımlanmadan seçilen destek, çocuğun gerçek ihtiyacını karşılamayabilir.
Aile İlk Görüşmeye Nasıl Hazırlanabilir?
Ailenin çocuğu evde test etmesi gerekmez.
Bunun yerine günlük yaşamdan birkaç somut örnek hazırlamak değerlendirme açısından daha yararlı olabilir.
Örneğin:
-
Basit yönergeleri anlayabiliyor mu?
-
Birkaç aşamalı yönergelerde hangi noktada zorlanıyor?
-
Sessiz ortamda ve kalabalık ortamda fark oluyor mu?
-
Yeni öğrendiği bilgiyi ne kadar süre sonra hatırlayabiliyor?
-
Okumada mı, okuduğunu anlamada mı zorlanıyor?
-
Matematik işleminde mi, problemin ne istediğini anlamada mı güçlük var?
-
Öğretmen de benzer bir durum gözlemliyor mu?
-
Zorlandığı görevlerde kaygı, öfke veya kaçınma artıyor mu?
“Hiç algılamıyor” gibi genel bir ifade yerine somut örnekler sunmak, güçlüğün hangi alana daha yakın olduğunu anlamaya yardımcı olabilir.
Aynı Belirti Neden Farklı Nedenlerden Kaynaklanabilir?
Dışarıdan benzer görünen davranışlar farklı becerilerle ilişkili olabilir.
Dil ve yönerge anlama
Çocuk kullanılan kelimeleri veya uzun cümlenin yapısını tam anlamıyorsa yönergeyi yerine getiremeyebilir.
Bu durum zaman zaman “dinlemiyor” veya “söz dinlemiyor” şeklinde yorumlanabilir.
Özellikle uzun cümleleri anlamakta, yeni kelimeleri öğrenmekte veya anlatmak istediğini düzenlemekte sürekli güçlük görülüyorsa dil ve iletişim alanının ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Dikkat ve çalışma belleği
Çocuk yönergeyi anlayabilir ancak anlatılan sırada dikkatini başka bir uyaran çekmiş olabilir.
Bir başka çocuk ise bilgiyi kısa süre zihninde tutmakta zorlandığı için birkaç aşamalı yönergenin son kısmını unutabilir.
Bu nedenle “söyleneni yapmadı” bilgisinden tek başına güçlüğün kaynağı anlaşılamaz.
Akademik öğrenme
Bazı çocuklar günlük konuşmaları rahatlıkla anlayabilir ancak okuma, yazma veya matematikte kalıcı güçlük yaşayabilir.
Örneğin çocuk işlemi biliyor olabilir fakat sözel matematik problemini anlamakta zorlanabilir. Ya da kelimeleri okuyabilir ancak metnin anlamını aktarmakta güçlük yaşayabilir.
Bu durumda genel bir “algılama sorunu” yerine akademik beceriler daha ayrıntılı incelenebilir.
Özgül akademik güçlükler hakkında daha fazla bilgi için öğrenme güçlüğü ve disleksi sayfasını inceleyebilirsiniz.
İşitme ve diğer gelişim alanları
Çocuk söylenenleri sık sık tekrar ettiriyor veya özellikle gürültülü ortamlarda konuşulanları takip etmekte belirgin biçimde zorlanıyorsa işitme gibi alanların da değerlendirilmesi gerekebilir.
Her güçlüğün psikiyatrik bir nedenle açıklanması doğru değildir.
Başvuru yakınmasına göre farklı sağlık veya gelişim uzmanlıklarının değerlendirmeye katılması gerekebilir.
Kaygı ve duygusal zorlanmalar
Yoğun kaygı yaşayan bir çocuk bildiği bir bilgiyi performans anında kullanmakta, dikkatini sürdürmekte veya hata yaptığında göreve devam etmekte zorlanabilir.
Bu durum da dışarıdan “anlamıyor” şeklinde yorumlanabilir.
Kaygının bulunması, çocuğun öğrenme güçlüğü olmadığı anlamına gelmediği gibi öğrenme güçlüğünün bulunması da bütün duygusal belirtileri açıklamaz.
Her iki alan gerektiğinde birlikte ele alınabilir.
Her Çocuk İçin Aynı Tedavi veya Destek Uygulanır mı?
Hayır.
“Algılama sorunu” tek bir tanı olmadığı için standart bir algılama tedavisi de yoktur.
Destek planı, değerlendirmede hangi güçlüğün ön planda olduğuna göre değişebilir.
Örneğin dil ve anlama güçlüğü belirgin olan bir çocukta dil ve iletişim alanına yönelik destek gündeme gelebilir.
Özgül öğrenme güçlüğü belirlenirse akademik becerilere yönelik eğitimsel destek gerekebilir.
Kaygının işlevselliği belirgin biçimde etkilediği durumlarda ise ruh sağlığı değerlendirmesi ve uygun psikolojik destek planı farklılaşabilir.
Birden fazla alanın aynı anda etkilenmesi de mümkündür.
Bu nedenle başka bir çocuk için işe yarayan yöntemi doğrudan kendi çocuğuna uygulamak yerine bireysel değerlendirme sonucuna göre ilerlemek daha uygundur.
Aile Evde Nasıl Destekleyici Bir Ortam Oluşturabilir?
Evde yapılabilecek düzenlemeler profesyonel değerlendirme veya tedavinin yerine geçmez.
Bununla birlikte aile günlük iletişimi çocuğun zorlandığı alanı daha görünür hale getirecek biçimde sadeleştirebilir.
Örneğin:
-
Uzun yönergeleri gerektiğinde daha kısa adımlara bölmek
-
Çocuğun yönergeyi anlayıp anlamadığını sakin biçimde kontrol etmek
-
Bir görevi öğrenmesi için yeterli zaman tanımak
-
Sürekli kardeş veya akran kıyaslaması yapmamak
-
“Tembel”, “dalgın” veya “anlamıyor” gibi kalıcı etiketlerden kaçınmak
-
Hangi koşullarda daha rahat öğrendiğini gözlemlemek
yararlı olabilir.
Amaç çocuğu daha fazla çalıştırmak değil, zorlandığı basamağı anlamaktır.
Çocuk aynı konuyu defalarca çalışmasına rağmen ilerleyemiyorsa çözüm her zaman çalışma süresini artırmak değildir.
Okul ile İş Birliği Neden Önemlidir?
Okul, çocuğun öğrenme becerilerini farklı koşullar altında gözlemleme fırsatı sağlar.
Öğretmenden şu konularda somut bilgi alınabilir:
-
Sözel yönergeleri takip edebiliyor mu?
-
Görevi bağımsız başlatabiliyor mu?
-
Okuma ve yazmada hangi basamakta zorlanıyor?
-
Matematikte işlem mi, problem anlama mı daha güç?
-
Dikkati ders boyunca nasıl değişiyor?
-
Sınıf içindeki kaygısı veya kaçınması artıyor mu?
-
Ek açıklama verildiğinde performansı değişiyor mu?
Aile ile öğretmenin gözlemleri farklı olabilir.
Bu farklılık, taraflardan birinin yanlış gözlem yaptığı anlamına gelmez. Ev ile okulun talepleri ve uyaran düzeyi farklı olduğu için çocuğun performansı da değişebilir.
Öğrenme Güçlüğü Değerlendirmesi Ne Zaman Gündeme Gelebilir?
Güçlük özellikle okuma, yazma veya matematik alanında kalıcı hale gelmişse öğrenme becerilerinin değerlendirilmesi düşünülebilir.
Örneğin çocuk:
-
okumayı öğrenmekte belirgin güçlük yaşıyorsa,
-
yaşıtlarına göre çok yavaş okuyorsa,
-
okuduğunu anlamakta sürekli zorlanıyorsa,
-
yazılı anlatımda belirgin güçlük yaşıyorsa,
-
matematiksel kavram ve işlemleri öğrenmekte kalıcı zorlanma gösteriyorsa
yalnızca genel “algılama” ifadesine odaklanmak yeterli olmayabilir.
Öğrenme güçlüğü değerlendirmesi de yalnızca bir ders notuna veya tek bir test sonucuna dayanmaz.
Okuldan Kaçınma veya Yoğun Kaygı Başlarsa Ne Anlama Gelebilir?
Çocuk akademik olarak sürekli zorlandığında zamanla okul görevlerinden kaçınmaya başlayabilir.
Ancak okula gitmek istememe veya yoğun kaygı tek başına öğrenme ya da algılama güçlüğünün sonucu olarak kabul edilmemelidir.
Okuldan kaçınmanın altında:
-
kaygı,
-
ayrılma güçlüğü,
-
akran sorunları veya zorbalık,
-
akademik güçlük,
-
depresif belirtiler,
-
başka gelişimsel veya ruhsal sorunlar
bulunabilir.
Bu nedenle çocuğun okula gitmemek için yoğun direnç göstermesi, tekrarlayan bedensel yakınmalar yaşaması veya sosyal ortamlardan belirgin biçimde kaçınmaya başlaması halinde bu değişiklik ayrıca değerlendirilmelidir.
Takipte Hangi Değişiklikler İzlenebilir?
İlerleme yalnızca karne notuyla ölçülmemelidir.
Başlangıçta çocuğun hangi alanda zorlandığına göre farklı göstergeler izlenebilir:
| Alan | Takipte sorulabilecek soru |
|---|---|
| Yönerge | Daha az tekrar ile görevi anlayabiliyor mu? |
| Dikkat | Görevde kalma süresi değişiyor mu? |
| Okuma | Akıcılık veya anlama gelişiyor mu? |
| Yazma | Hatalar ve görev tamamlama nasıl değişiyor? |
| Matematik | İşlem veya problem çözmedeki güçlük azalıyor mu? |
| Bağımsızlık | Daha az yetişkin desteği gerekiyor mu? |
| Duygusal durum | Öğrenme görevlerindeki kaygı veya öfke azalıyor mu? |
| Okul | Katılım ve göreve başlama kolaylaşıyor mu? |
Hedefler her çocuk için aynı olmaz.
Takip, başta belirlenen güçlüklerin zaman içinde değişip değişmediğini anlamaya yardımcı olur.
Süreç Ne Zaman Yeniden Değerlendirilmelidir?
Destek uygulanmasına rağmen çocuğun zorlandığı alan değişmiyor veya güçlük daha da belirginleşiyorsa yeniden değerlendirme gerekebilir.
Ayrıca:
-
yeni bir akademik güçlüğün ortaya çıkması,
-
belirgin okuldan kaçınma,
-
yoğun kaygı veya duygusal değişim,
-
günlük yaşam becerilerinde gerileme,
-
öğretmen ve aile gözlemlerinde önemli yeni değişiklikler
olduğunda mevcut planın yeniden ele alınması uygun olabilir.
Aileler açısından en yararlı yaklaşım, “Algılama sorunu nasıl tedavi edilir?” sorusuna tek bir yöntem aramak yerine “Çocuğumun zorlandığı alan nedir ve bu alan için hangi destek gerçekten gerekli?” sorusuna odaklanmaktır. Böylece değerlendirme, aile-okul iş birliği ve takip süreci çocuğun gerçek ihtiyacına göre şekillendirilebilir.
