İlaç Tedavisi (Farmakoterapi)
Psikolojik sorunların birçoğunda nörotransmitter kaynaklı sorunlar görülmektedir. Nöronlar beyin sinir sistemini oluşturan hücrelerdir. Nörotransmitterler ise nöronların ve bağlandıkları hücrelerin arasındaki iletişimi sağlayan kimyasal sinir ileticileridir. Nörotransmitterlerin eksikliği ya da fazlalığı gibi durumlarda istenmeyen davranış ve duygu durumları meydana gelmektedir. Farmakoterapi bireydeki nörotransmitter kaynaklı sorunların çözümünde kullanılan ilaç tedavi yöntemidir. Bilişsel davranışçı terapi ile beraber uygulandığında depresyon ve kaygı bozukluğu sorunlarından kurtulmaya yardımcı olmaktadır. İlaç tedavisi sayesinde bilişsel davranışçı terapi de iletişim sorunları yaşanan danışanlarda daha etkin sonuçlar alınmaktadır. İlaç tedavisine karşı olan ön yargılarda kişiyi uyutan ya da uyuşturan ilaçlar verildiği düşünülmektedir.
Yaygın kanının aksine nörotransmitter sistem kaynaklı sorunların çözümünde kullanıla ilaçlar nörotransmitter sistemi etkinleştiren ilaçlardır. Bu sayede terapiye uyumu sağlanmakta ve davranış ve duygu değişimleri istenilen şekilde yapılabilmektedir. Depresyon, şizofreni, bipolar bozukluk ve anksiyete bozukluklarında psikiyatrist uygun gördüğü ilaç tedavisinden kaçınmamalıdır. Danışanlarının ilaç tedavisi doğru takip etmesi sonucunun daha hızlı yol alınmasını sağlamaktadır. Farmakoterapi de hekim ilacı belirlerken hastanın yakındığı duruma göre değil gerçek tanıya göre karar vermektedir. İlaçlar reçetelenirken mümkün olan en düşük dozda ve en kısa kullanım süresinde verilmelidir. İlaç verirken kullanılan diğer ilaçlar, gebelik ve emzirme durumları ile kronik rahatsızlıklar dikkate alınmalı ve yan etkiler sıkıca takip edilmelidir.
Farmakoterapi nörokimya ve nörofizyoloji alanlarındaki gelişmelerle üretilen yeni nesil ilaçlar eski antidepresanların kullanımında meydana gelen kalp ritim bozuklukları ve hipertansiyon gibi durumların oluşmasını engellemektedir. Antidepresan ilaçlar beyinde psikolojik ve nörovejetatif etkileri düzenleyerek depresyon tedavisinde etkili olurlar. Farmakoterapi kesinlikle hekim kontrolünde yapılması gereken bir ilaç tedavisidir. Kullanılan ilaçların başlama ve bırakma dozaj kontrolü hekim tarafından sağlanmalıdır. Aksi durumlarda artmış disfori, konfüzyon, ajitasyon ile yorgunluk ve sersemlik görülmesi gibi durumlar ortaya çıkmaktadır. Farmakoterapide alkol ve madde kötüye kullanımı ekarte edilmediğinde ilaç etkileri zayıflamakta ve tedaviye karşı sonuç almak oldukça zor olmaktadır. Psikiyatri uzmanımıza danışarak sorununuza uygun tedavi yönteminin belirlenmesini sağlayabilirsiniz.
Çocuk ve ergenlik döneminin psikolojik sorunların çözümünde medikal tedaviler çoğu zaman en son tercih edilen seçeneklerdendir. Ancak bazı klinik durumlarda sorunun şiddeti ve hayat kalitesindeki etkilenme düzeyi göz önüne alındığında hastalığın tedavisi için faydalı ve gereklidir. Çocuk ve ergenlerde kullanılan ilaçlar mutlaka uzman çocuk psikiyatristi tarafından reçete edilmelidir. İlaçlar yakın etki ve yan etki takibi yapılarak güvenli bir şekilde kullanılabilmektedir. Sanılanın aksine bağımlılık yapma, uyuşturma, sakinleştirme vs. özellikleri olan ilaçlar çocuk ve ergen psikiyatri alanında tercih edilmez. İlaç tedavileri dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, otizm, takıntılar, ciddi davranış sorunları, şizofreni gibi hastalıklarda ilk tedavi seçenekleri arasında olup, hekiminizin uygun doz ve sürede karar verdiğinde ilacı kullanmak uzun vadede daha ciddi sorunların önlenmesini sağlayacaktır.
