Çocuk Psikiyatri Doktoru; bebek, çocuk ve ergen psikiyatri alanında değerlendirme, terapi ve danışmanlık hizmeti sunar.

Sosyal Medya

Ankara’da Disleksi Değerlendirmesi: Günlük Yaşamda Dikkat Edilebilecek İşaretler

  • Anasayfa
  • Blog
  • Ankara’da Disleksi Değerlendirmesi: Günlük Yaşamda Dikkat Edilebilecek İşaretler
Ankara’da Disleksi Değerlendirmesi: Günlük Yaşamda Dikkat Edilebilecek İşaretler

Ankara’da Disleksi Değerlendirmesi: Günlük Yaşamda Dikkat Edilebilecek İşaretler

Disleksi yalnızca harfleri karıştırmak veya yavaş okumak üzerinden anlaşılmaz. Okuma doğruluğu ve akıcılığı, sözcükleri çözümleme, yazım, okuduğunu anlama ve okul görevlerindeki tekrar eden güçlükler birlikte değerlendirilir. Ailelerin günlük yaşamdan somut örnekleri not etmesi yararlı olabilir; tek bir işaret ise disleksi tanısı anlamına gelmez.

Her okuma güçlüğü disleksi anlamına gelir mi?

Hayır. Çocuğun belirli bir dönemde yavaş okuması veya zaman zaman hata yapması tek başına disleksi anlamına gelmez.

Okuma performansı birçok etkenden etkilenebilir. Çocuğun eğitim düzeyi, aldığı öğretim, dikkatini sürdürebilmesi, dil becerileri, okula devamı ve başka gelişimsel ya da sağlıkla ilgili etkenler değerlendirmede dikkate alınabilir.

Bu nedenle yalnızca “Okuması iyi mi, kötü mü?” sorusu yeterli değildir.

Daha açıklayıcı olan şunları gözlemlemektir:

  • Güçlük ne zamandır devam ediyor?

  • Benzer okuma görevlerinde tekrar ediyor mu?

  • Çocuk sözcükleri çözümlemekte mi zorlanıyor?

  • Okuma belirgin biçimde yavaş ve çaba gerektirici mi?

  • Hatalar okuduğunu anlamayı etkiliyor mu?

  • Ek açıklama veya çalışma yapıldığında nasıl değişiyor?

Tekrarlayan örüntü, tek bir okuma hatasından daha anlamlıdır.

Okuma sırasında hangi işaretler gözlemlenebilir?

Okuma güçlüğünü değerlendirirken hem doğruluk hem de akıcılık hakkında günlük örnekler not edilebilir.

Okuma doğruluğu ve akıcılık

Aileler şu tür durumları fark edebilir:

  • Bir kelimeyi seslendirmekte uzun süre zorlanma

  • Sözcüğün tamamını okumak yerine tahmin etmeye çalışma

  • Aynı kelimeyi farklı yerlerde farklı okuma

  • Satır atlama veya aynı satıra tekrar dönme

  • Yaşına uygun kısa bir metni okumak için belirgin ölçüde fazla zamana ihtiyaç duyma

  • Yüksek sesle okumaktan kaçınma

  • Yeni veya uzun sözcükleri çözümlemekte zorlanma

Örneğin:

“Çok yavaş okuyor.”

yerine:

“Bir sayfalık metni okurken sık sık duruyor, bazı kelimelerin ilk bölümünü okuyup kalanını tahmin ediyor ve aynı satıra birkaç kez geri dönüyor.”

şeklinde bir not daha açıklayıcıdır.

Burada amaç davranışı evde puanlamak değil, okuma sırasında ne yaşandığını somutlaştırmaktır.

Okuduğunu anlama

Okuma akıcılığı ile okuduğunu anlama aynı beceri değildir.

Çocuk metni sesli olarak okuyabilir ancak okuma çok fazla çaba gerektiriyorsa metnin anlamını takip etmekte zorlanabilir. Başka bir çocuk ise akıcı okuyup metindeki anlam ilişkilerini kurmakta güçlük yaşayabilir.

Aileler şu sorulara bakabilir:

  • Okuduğu metnin ana konusunu anlatabiliyor mu?

  • Olayların sırasını hatırlayabiliyor mu?

  • Metindeki açık bilgileri bulabiliyor mu?

  • Okuduğu bölümle ilgili soruları cevaplamakta zorlanıyor mu?

  • Aynı bölümü anlamak için tekrar tekrar okumaya ihtiyaç duyuyor mu?

Bu güçlüklerin benzer metinlerde süreklilik gösterip göstermediği de önemlidir.

Yazma güçlüğünde hangi örüntüler dikkat çekebilir?

Yazma güçlüğü yalnızca el yazısının güzel veya çirkin olmasıyla ilgili değildir.

Yazılı anlatım sırasında farklı alanlarda güçlük yaşanabilir.

Aileler ve öğretmenler örneğin şu durumları gözlemleyebilir:

  • Kelimelerde sık harf veya hece atlama

  • Aynı kelimeyi farklı yerlerde farklı yazma

  • Dikte sırasında söylenen kelimeyi yazıya aktarmakta zorlanma

  • Yazarken sesleri veya harfleri sıralamakta güçlük

  • Bildiği bir konuyu sözlü anlatabildiği hâlde yazıya aktarmakta zorlanma

  • Yazılı görevleri tamamlamak için belirgin biçimde fazla zamana ihtiyaç duyma

  • Yazım hatalarının eğitim düzeyi ilerlediği hâlde sık tekrarlanması

Örneğin:

“Yazısı çok kötü.”

yerine:

“Dikte çalışmasında aynı kelimeyi bir sayfada birkaç farklı biçimde yazıyor ve bazı kelimelerde hece atlıyor.”

gibi bir gözlem daha kullanışlıdır.

Tek bir harfi ters yazmak veya zaman zaman yazım hatası yapmak ise tek başına özgül öğrenme güçlüğü anlamına gelmez.

Matematik öğrenme güçlüğü de değerlendirmeye dahil olabilir mi?

Evet. Özgül öğrenme güçlüğü yalnızca okumayla sınırlı değildir. Bazı çocuklarda matematik alanı daha belirgin etkilenebilir.

Bu durum disleksiyle aynı şey değildir; ancak kapsamlı öğrenme değerlendirmesinde matematik becerileri de ayrı bir alan olarak ele alınabilir.

Aileler şu örüntüleri gözlemleyebilir:

  • Temel sayı ilişkilerini anlamakta zorlanma

  • İşlem işaretlerini sık karıştırma

  • Basamakları doğru hizalamakta güçlük

  • Öğrendiği işlem yöntemini benzer soruya aktaramama

  • İşlem adımlarını sık unutma

  • Sözel problemin hangi işlemi gerektirdiğini belirlemekte zorlanma

  • Temel matematik bilgilerini kalıcı biçimde hatırlamakta güçlük

Burada da yalnızca yanlış cevap sayısına değil, hatanın nasıl ortaya çıktığına bakmak daha açıklayıcıdır.

Örneğin:

“Matematiği yapamıyor.”

yerine:

“Toplama yöntemini biliyor ancak çok basamaklı işlemlerde sayıları aynı basamakta hizalamadığı için sık hata yapıyor.”

şeklinde bir gözlem tutulabilir.

Okul başarısı neden tek başına yeterli değildir?

Karne notu veya sınav puanı çocuğun akademik işlevselliği hakkında bilgi verir ancak güçlüğün nedenini tek başına açıklamaz.

Aynı düşük not farklı çocuklarda farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.

Bir çocuk okuma güçlüğü nedeniyle soruyu anlamakta zorlanabilir. Başka bir çocuk dikkatini sürdüremediği için sorunun bir bölümünü atlayabilir. Bir diğer çocuk sınav kaygısı nedeniyle bildiğini ortaya koymakta zorlanabilir.

Bu nedenle şu ayrıntılar daha yararlı olabilir:

  • Hangi derslerde güçlük belirgin?

  • Sözlü ve yazılı performans arasında fark var mı?

  • Ek süre verildiğinde performans değişiyor mu?

  • Bire bir anlatımda daha iyi öğreniyor mu?

  • Aynı hata türü tekrar tekrar görülüyor mu?

  • Ev ödevleri beklenenden çok daha uzun mu sürüyor?

“Notları düşük” bilgisinin yanında bu tür örnekler olduğunda tablo daha anlamlı hâle gelir.

Dikkat eksikliği ile öğrenme güçlüğü aynı şey midir?

Hayır. Dikkat güçlüğü ile özgül öğrenme güçlüğü aynı durum değildir.

Dikkatini sürdürmekte zorlanan bir çocuk;

  • yönergenin bazı bölümlerini kaçırabilir,

  • soruyu eksik okuyabilir,

  • işlemi bildiği hâlde dikkatsiz hata yapabilir,

  • görevleri tamamlamadan başka bir işe geçebilir.

Özgül öğrenme güçlüğünde ise okuma, yazma veya matematik gibi belirli akademik becerilerin kazanılması ve kullanılmasıyla ilgili kalıcı güçlükler ön planda olabilir.

İki durum aynı çocukta birlikte de bulunabilir. Bu nedenle okul başarısındaki güçlüğü yalnızca dikkat veya yalnızca disleksi ile açıklamaya çalışmak yerine, güçlüğün hangi görevlerde ve nasıl ortaya çıktığı değerlendirilir.

Dikkat belirtilerinin genel çerçevesi hakkında bilgi için dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu sayfası incelenebilir.

Ev ve okul gözlemleri neden birlikte önemlidir?

Ev ve okul çocuktan farklı düzeylerde akademik beceri ve bağımsızlık bekler.

Çocuk evde bire bir destekle kısa bir metni okuyabilir ancak sınıfta daha uzun metinleri takip etmekte zorlanabilir. Öğretmen tekrar eden yazım hatalarını fark ederken aile ödevlerin çok uzun sürdüğünü gözlemleyebilir.

Bu nedenle okuldan somut örnekler almak yararlı olabilir.

Öğretmene şu tür sorular sorulabilir:

  • Okuma sırasında hangi hata türleri tekrar ediyor?

  • Okuma hızı sınıf düzeyine göre nasıl görünüyor?

  • Yazılı görevlerde benzer hatalar sürüyor mu?

  • Matematikte belirli işlem türlerinde tekrar eden güçlük var mı?

  • Sözlü anlatım ile yazılı performans arasında fark gözleniyor mu?

  • Ek açıklama veya destek sonrasında performans değişiyor mu?

  • Çocuğun güçlüğü son dönemde mi başladı, uzun süredir mi devam ediyor?

Ev ve okul gözlemlerinin birebir aynı olması gerekmez. Farklı ortamlar çocuğun hangi koşullarda daha fazla veya daha az zorlandığını anlamaya yardımcı olabilir.

Özgül öğrenme güçlüğü ve disleksinin genel özellikleri hakkında daha kapsamlı bilgi için öğrenme güçlüğü ve disleksi sayfasını inceleyebilirsiniz.

Aileler hangi ayrıntıları not edebilir?

Değerlendirme öncesinde uzun bir günlük tutmak zorunlu değildir.

Tekrar eden birkaç örneği şu başlıklarla not etmek yeterli olabilir:

  • Hangi beceride güçlük görülüyor?

  • İlk ne zaman fark edildi?

  • Ne kadar sık tekrar ediyor?

  • Hangi görevlerde daha belirgin?

  • Çocuğun günlük okul yaşamını nasıl etkiliyor?

  • Ev ve okul gözlemleri benzer mi?

  • Hangi destekler verildiğinde performans değişiyor?

  • Çocuğun daha güçlü olduğu alanlar neler?

Örneğin:

Alan: Okuma
Gözlem: Yeni kelimeleri seslendirmekte zorlanıyor ve bazı kelimeleri tahmin ederek okuyor.
Sıklık: Evdeki çoğu okuma çalışmasında.
Etkisi: Metni tamamlaması uzun sürüyor ve yüksek sesle okumaktan kaçınmaya başladı.
Daha kolay olduğu durum: Metin kısa parçalara ayrıldığında daha rahat sürdürüyor.

Başka bir örnek:

Alan: Yazma
Gözlem: Dikte sırasında kelimelerde harf veya hece atlıyor.
Okul gözlemi: Öğretmen de yazılı çalışmalarda benzer hatalar görüyor.
Etkisi: Yazılı ödevler beklenenden uzun sürüyor.
Güçlü olduğu alan: Konuyu sözlü anlatırken ayrıntılı ve anlaşılır anlatabiliyor.

Bu notların amacı aileden tanı koymasını beklemek değildir. Amaç çocuğun hangi beceride, hangi koşullarda ve nasıl zorlandığını daha açık biçimde tarif etmektir.

Gelişimin akademik alanların dışındaki yönleri hakkında değerlendirme gerektiğinde çocuk gelişim değerlendirmesi hakkında da bilgi alınabilir.

Ne zaman daha ayrıntılı değerlendirme düşünülebilir?

Okuma veya yazmadaki güçlükler uzun süredir devam ediyor, benzer görevlerde tekrar ediyor ve çocuğun okul performansını ya da akademik özgüvenini belirgin biçimde etkiliyorsa daha ayrıntılı değerlendirme düşünülebilir.

Özellikle;

  • düzenli eğitime rağmen güçlüklerin devam etmesi,

  • okuma ve yazma görevlerinin yaşıtlarına göre belirgin ölçüde zorlayıcı olması,

  • öğretmen ve aile gözlemlerinin benzer bir örüntü göstermesi,

  • çocuğun belirli akademik görevlerden kaçınmaya başlaması,

  • dikkat, dil veya gelişimin başka alanlarında ek güçlüklerin bulunması

değerlendirme ihtiyacını daha anlamlı hâle getirebilir.

Ankara’da disleksi değerlendirmesi düşünülürken amaç yalnızca “disleksi var mı, yok mu?” sorusuna hızlı bir cevap bulmak değildir. Çocuğun okuma, yazma ve diğer akademik becerilerde zorlandığı alanları, güçlü yönlerini ve bu güçlüklerin arkasında başka etkenler bulunup bulunmadığını bütüncül biçimde anlamak daha önemlidir.

Hemen Bilgi Al
Hemen Ara WhatsApp