Çocuk Psikiyatri Doktoru; bebek, çocuk ve ergen psikiyatri alanında değerlendirme, terapi ve danışmanlık hizmeti sunar.

Sosyal Medya

Atipik Otizm Belirtileri: Günlük Yaşamda Dikkat Edilebilecek İşaretler

  • Anasayfa
  • Blog
  • Atipik Otizm Belirtileri: Günlük Yaşamda Dikkat Edilebilecek İşaretler
Atipik Otizm Belirtileri: Günlük Yaşamda Dikkat Edilebilecek İşaretler

Atipik Otizm Belirtileri: Günlük Yaşamda Dikkat Edilebilecek İşaretler

“Atipik otizm” geçmişte kullanılan bir tanımlamadır; günümüzde değerlendirme daha geniş Otizm Spektrum Bozukluğu çerçevesinde yapılır. Bazı çocuklarda özellikler çok belirgin görünmeyebilir. Sosyal iletişim, oyun, arkadaşlıklar, esneklik, tekrarlayıcı davranışlar ve duyusal özelliklerin günlük yaşamda nasıl bir örüntü oluşturduğu birlikte değerlendirilir.

Atipik otizm günümüzde ayrı bir tanı mıdır?

“Atipik otizm” ifadesi eski tanı sınıflamalarında kullanılan terimlerden biridir. Güncel değerlendirme yaklaşımında otizm özellikleri ayrı alt gruplara bölünmek yerine Otizm Spektrum Bozukluğu çerçevesinde ele alınır.

Bu değişiklik önemlidir. Çünkü otizm her çocukta aynı şekilde görünmez.

Bir çocukta sosyal iletişim güçlükleri daha belirgin olabilirken başka bir çocukta rutinlere bağlılık, yoğun ilgi alanları veya tekrarlayıcı davranışlar daha fazla dikkat çekebilir. Bazı özellikler ise çocuğun yaşı ilerledikçe ve sosyal beklentiler arttıkça daha görünür hâle gelebilir.

Bu nedenle “Atipik otizm nasıl anlaşılır?” sorusunun yanıtı birkaç davranışı kontrol etmekten daha kapsamlıdır.

Sosyal iletişim farklılıkları nasıl görülebilir?

Bir çocuk konuşabiliyor, soru sorabiliyor ve günlük ihtiyaçlarını anlatabiliyor olsa bile sosyal iletişimin bazı yönlerinde zorlanabilir.

Değerlendirmede yalnızca konuşmanın varlığına değil, iletişimin nasıl kullanıldığına da bakılır.

Karşılıklı iletişim ve ilgi paylaşımı

Aileler günlük yaşamda şu tür özellikleri gözlemleyebilir:

  • Sohbeti karşılıklı sürdürmekte zorlanma

  • Konuşmayı çoğunlukla kendi ilgi alanlarına yöneltme

  • Başkasının ilgisini veya duygusunu fark etmekte zorlanma

  • Sevindiği veya ilgisini çeken bir şeyi kendiliğinden paylaşmanın sınırlı olması

  • Başka birinin başlattığı sosyal etkileşime beklenenden daha az karşılık verme

  • İletişimi daha çok ihtiyaçlarını belirtmek için kullanma

Tek bir örnek üzerinden sonuca varmak doğru değildir. Önemli olan bu özelliklerin farklı zamanlarda ve sosyal ortamlarda nasıl bir örüntü oluşturduğudur.

Jest, mimik ve bakışın birlikte kullanımı

Göz teması tek başına otizm değerlendirmesi için yeterli değildir.

Bazı çocuklar göz teması kurabilir ancak bakış, yüz ifadesi, jest ve konuşmayı sosyal iletişim sırasında birlikte kullanmakta zorlanabilir.

Örneğin çocuk konuşurken karşısındaki kişinin tepkisini takip ediyor mu? İşaret ederek bir şeyi yalnızca istemek için mi gösteriyor, yoksa ilgisini paylaşmak için de kullanıyor mu? Karşısındaki kişinin yüz ifadesine göre iletişim biçimini değiştirebiliyor mu?

Bu tür ayrıntılar, yalnızca “göz teması var/yok” ayrımından daha açıklayıcıdır.

Konuşan bir çocukta otizm özellikleri gözden kaçabilir mi?

Evet. Akıcı konuşma tek başına otizmi dışlamaz.

Bazı çocuklar geniş kelime dağarcığına sahip olabilir ve uzun cümleler kurabilir. Buna rağmen karşılıklı sohbet, sosyal dil veya iletişimin bağlama göre ayarlanması gibi alanlarda güçlük yaşayabilir.

Aileler örneğin şu durumları fark edebilir:

  • Konuşmanın sık sık aynı ilgi alanına dönmesi

  • Karşısındakinin konuşmak isteyip istemediğini fark etmekte zorlanma

  • Sohbette sıra almanın güç olması

  • Şaka, ima veya dolaylı anlatımları anlamada zorlanma

  • Yaşadığı bir olayı karşısındakinin ihtiyacı olan ayrıntılarla anlatmakta güçlük

  • Öğrenilmiş ifadeleri benzer biçimde tekrar etme

Bu özelliklerden birinin bulunması tek başına tanı anlamına gelmez. Dilin sosyal kullanımının genel örüntüsü önemlidir.

Oyun ve arkadaşlık ilişkilerinde hangi işaretler görülebilir?

Bazı çocuklarda gelişimsel farklılıklar yetişkinlerle iletişim sırasında fazla dikkat çekmezken akran ortamında daha görünür olabilir.

Çocuk yetişkinlerle rahat konuşabilir ancak yaşıtlarıyla ortak oyun başlatmak, oyunu sürdürmek veya arkadaşının fikrine uyum sağlamak konusunda zorlanabilir.

Aileler ve öğretmenler şu ayrıntıları gözlemleyebilir:

  • Çocuk diğer çocuklara kendiliğinden yaklaşıyor mu?

  • Oyuna katılmanın yolunu bulabiliyor mu?

  • Başkasının oyun fikrini kabul edebiliyor mu?

  • Sıra almayı ve ortak kuralları sürdürebiliyor mu?

  • Arkadaşının ilgisini veya sıkıldığını fark edebiliyor mu?

  • Ortak hayali oyun geliştirebiliyor mu?

Bir çocuğun yalnız oynamayı zaman zaman tercih etmesi tek başına otizm anlamına gelmez. Sosyal ilişkinin farklı ortamlardaki genel niteliği değerlendirilir.

Tekrarlayıcı davranışlar her zaman belirgin olur mu?

Hayır. Tekrarlayıcı davranışlar yalnızca belirgin bedensel hareketler şeklinde görülmez.

Bazı çocuklarda:

  • Aynı oyunun sürekli aynı biçimde oynanması

  • Belirli nesnelerin belirli düzende tutulması

  • Konuşmaların tekrar tekrar aynı konuya dönmesi

  • Yoğun ve dar ilgi alanları

  • Belirli bilgileri toplama veya sınıflandırma isteği

  • Günlük etkinliklerin aynı sırada yapılmasına güçlü ihtiyaç

gibi daha farklı örüntüler görülebilir.

Çocukların sevdikleri etkinlikleri tekrarlaması veya belirli bir konuyla yoğun ilgilenmesi tek başına otizm belirtisi değildir.

Davranışın ne kadar esnek olduğu ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği önemlidir.

Rutin ve değişikliklere verilen tepkiler neden önemlidir?

Çoğu çocuk alıştığı düzeni sever. Bu nedenle rutin tercih etmek tek başına gelişimsel bir sorun olduğunu göstermez.

Aileler daha çok değişiklik karşısındaki esnekliği gözlemleyebilir.

Örneğin:

  • Plan beklenmedik biçimde değiştiğinde ne oluyor?

  • Farklı bir yoldan gidildiğinde çocuk uyum sağlayabiliyor mu?

  • Oyunun sırası değiştirilebiliyor mu?

  • Aynı eşyanın farklı bir biçimde kullanılması belirgin sıkıntı oluşturuyor mu?

  • Önceden haber verilmesi değişikliği kolaylaştırıyor mu?

  • Tepki günlük yaşamı uzun süre aksatıyor mu?

“Rutini seviyor” yerine değişiklik karşısında ne olduğunun somut biçimde tarif edilmesi daha açıklayıcıdır.

Duyusal farklılıklar eşlik edebilir mi?

Bazı çocuklarda ses, ışık, dokunma, koku, tat, hareket veya belirli dokulara karşı alışılmıştan farklı tepkiler görülebilir.

Örneğin çocuk:

  • belirli seslerden yoğun biçimde rahatsız olabilir,

  • kıyafetlerin bazı dokularını tolere etmekte zorlanabilir,

  • kokulara karşı güçlü tepki verebilir,

  • dönen veya hareketli nesneleri uzun süre izleyebilir,

  • belirli dokulara tekrar tekrar dokunmak isteyebilir,

  • yoğun hareket veya dönme ihtiyacı gösterebilir.

Duyusal özellikler de tek başına otizm anlamına gelmez. Sosyal iletişim, davranış örüntüsü ve günlük işlevsellik içindeki yeriyle birlikte değerlendirilir.

Ev ve okul gözlemleri neden birlikte değerlendirilir?

Çocuklar farklı ortamlarda aynı özellikleri göstermeyebilir.

Ev ortamı daha öngörülebilir olabilir. Aile çocuğun tercihlerini bildiği için iletişimi kolaylaştıran birçok düzenlemeyi farkında olmadan yapabilir.

Okul veya kreşte ise akranlarla ilişki kurma, grup kurallarını takip etme, değişikliklere uyum sağlama ve aynı anda birçok sosyal ipucunu değerlendirme beklentisi artabilir.

Bu nedenle öğretmenden yalnızca “Sorun var mı?” diye sormak yerine daha somut bilgiler almak yararlı olabilir:

  • Grup oyununa nasıl katılıyor?

  • Arkadaşlık başlatabiliyor mu?

  • Oyunun kuralları değiştiğinde ne oluyor?

  • Konuşmaları belirli konulara mı yöneliyor?

  • Grup etkinliklerinde sosyal ipuçlarını takip edebiliyor mu?

  • Beklenmedik program değişikliklerine nasıl tepki veriyor?

Ev ve okuldan gelen bilgilerin farklı olması birinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Ortamların talepleri birbirinden farklı olabilir.

Otizm spektrum bozukluğunun genel özellikleri ve değerlendirme süreci hakkında daha kapsamlı bilgi için otizm spektrum bozukluğu sayfasını inceleyebilirsiniz.

Aileler uzman görüşmesi öncesinde neleri not edebilir?

Ailelerin çocuğu evde test etmeye veya belirtileri puanlamaya çalışmasına gerek yoktur.

Günlük yaşamdan somut örnekler çok daha yararlı olabilir.

Şu başlıklar not edilebilir:

  • İlk kaygının ne zaman başladığı

  • Sosyal iletişimde dikkat çeken örnekler

  • Konuşma ve dil gelişiminin seyri

  • Akranlarla ilişki ve oyun biçimi

  • Hayali oyun özellikleri

  • Yoğun ilgi alanları

  • Tekrarlayıcı davranışlar

  • Rutin ve değişikliklere verilen tepkiler

  • Duyusal hassasiyet veya duyusal arayış örnekleri

  • Ev ve okul arasındaki farklılıklar

  • Davranışların günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği

  • Daha önce kazanılmış bir beceride belirgin kayıp olup olmadığı

Notların yorum yerine gözleme dayanması daha açıklayıcı olabilir.

Örneğin:

“Arkadaşlık kuramıyor” yerine
“Parkta diğer çocukların oyununu yaklaşık 20 dakika izledi ancak oyuna katılmak için yaklaşmadı.”

veya:

“Değişikliklere çok takılıyor” yerine
“Okula her zamanki yol yerine farklı bir yoldan gidildiğinde yaklaşık 15 dakika boyunca yeni rotaya itiraz etti.”

gibi örnekler davranışın bağlamını daha açık anlatır.

ADOS-2 değerlendirmede nasıl kullanılır?

ADOS-2; sosyal iletişim, karşılıklı etkileşim, oyun ve bazı tekrarlayıcı davranış özelliklerinin yapılandırılmış etkinlikler sırasında gözlemlenmesine yardımcı olan değerlendirme araçlarından biridir.

Ancak bir ADOS-2 sonucu tek başına otizm tanısı anlamına gelmez.

Değerlendirmede çocuğun gelişim öyküsü, aileden alınan bilgiler, günlük yaşam ve okul gözlemleri, klinik değerlendirme ve gerekli görülen diğer bilgiler birlikte ele alınabilir.

Bu nedenle değerlendirme sırasında belirli bir davranışın görülmemesi, o davranışın günlük yaşamda hiç yaşanmadığı anlamına da gelmez. Ailenin somut gözlemleri bu açıdan önemlidir.

Araç hakkında daha ayrıntılı bilgi için ADOS-2 değerlendirmesi sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sosyal iletişim, arkadaşlık, oyun, esneklik veya davranış örüntülerine ilişkin farklılıklar süreklilik gösteriyor ve çocuğun günlük yaşamını etkiliyorsa çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi düşünülebilir. Amaç çocuğa tek bir davranış üzerinden etiket koymak değil; gelişimsel özelliklerini ve destek gerektirebilecek alanları bütüncül biçimde anlamaktır.

Hemen Bilgi Al
Hemen Ara WhatsApp