Dikte Hataları: Ailelerin Sorabileceği 5 Temel Soru
Dikte sırasında harf, hece veya kelime hataları görmek tek başına öğrenme güçlüğü anlamına gelmez. Aileler hataların ne kadar sık tekrarlandığına, hangi tür görevlerde ortaya çıktığına, dikkat koşullarına ve benzer güçlüklerin okulda da görülüp görülmediğine bakabilir. Önemli olan tek bir hata değil, zaman içinde oluşan örüntüdür.
1. Dikte hataları tek seferlik mi, tekrar eden bir örüntü mü?
Her çocuk zaman zaman yanlış duyabilir, bir harfi atlayabilir veya bildiği bir kelimeyi hatalı yazabilir.
Yorgunluk, acele etme, uzun bir çalışma süresi veya dikkat dağılması da o günkü performansı etkileyebilir.
Bu nedenle ilk soru “Hata yaptı mı?” değil, “Bu hata ne kadar sık ve ne kadar süredir tekrar ediyor?” olmalıdır.
Aileler şu ayrıntıları gözlemleyebilir:
-
Hatalar çoğu dikte çalışmasında görülüyor mu?
-
Haftalar veya aylar boyunca benzer biçimde devam ediyor mu?
-
Aynı kelime bir gün doğru, başka bir gün yanlış mı yazılıyor?
-
Güçlük yalnızca uzun çalışmaların sonunda mı artıyor?
-
Çocuk dinlenmişken de aynı hata örüntüsü görülüyor mu?
Örneğin:
“Bugün beş kelimeyi yanlış yazdı.”
tek başına sınırlı bilgi verir.
Bunun yerine:
“Son bir aydır haftada üç kez yapılan dikte çalışmalarında özellikle iki veya üç heceli kelimelerde harf ya da hece atlama tekrar ediyor.”
şeklindeki bir gözlem daha açıklayıcıdır.
2. Çocuk hangi tür dikte hatalarını yapıyor?
Bütün dikte hataları aynı değildir.
Hatanın nasıl ortaya çıktığını gözlemlemek, yalnızca yanlış kelime sayısını bilmekten daha fazla bilgi sağlayabilir.
Aileler örneğin şu durumları not edebilir:
-
Harf atlama
-
Hece atlama
-
Harf veya hecelerin sırasını değiştirme
-
Aynı kelimeyi farklı yerlerde farklı yazma
-
Sözcüğün bir bölümünü doğru, kalanını farklı yazma
-
Duyduğu kelime yerine benzer sesli başka bir kelime yazma
-
Kelimeleri birleştirme veya gereksiz biçimde ayırma
-
Noktalama ya da büyük-küçük harf kullanımında sık ve tekrar eden güçlükler
Örneğin:
“Dikteyi yapamıyor.”
yerine:
“İki veya üç heceli kelimelerde orta heceyi zaman zaman atlıyor; aynı hata farklı kelimelerde de tekrarlanıyor.”
gibi bir ifade daha somuttur.
Tek bir hata türünün bulunması ise kendi başına özgül öğrenme güçlüğü tanısı anlamına gelmez.
3. Sözcüğü duymakta mı, yazıya aktarmakta mı zorlanıyor?
Dikte birçok becerinin aynı anda kullanılmasını gerektirir.
Çocuğun söylenen kelimeyi dinlemesi, doğru biçimde algılaması, sesleri ayırt etmesi, ses-harf ilişkisini kullanması, kelimeyi aklında tutması ve bunu yazıya aktarması gerekir.
Bu nedenle aileler hatanın hangi aşamada ortaya çıktığını anlamaya çalışabilir.
Örneğin:
-
Kelime tekrar söylendiğinde doğru anlayabiliyor mu?
-
Kelimeyi sözlü olarak doğru tekrar edebiliyor mu?
-
Kelimeyi doğru söylediği hâlde yazarken hata yapıyor mu?
-
Kelime hecelere ayrıldığında yazması kolaylaşıyor mu?
-
Yazmadan önce kelimenin seslerini fark etmekte zorlanıyor mu?
-
Tek kelimede başarılıyken uzun cümle diktelerinde hata sayısı artıyor mu?
Bir çocuk kelimeyi doğru tekrar edebiliyor ancak yazıya aktarırken sürekli benzer hatalar yapıyor olabilir.
Başka bir çocuk ise uzun yönergede veya cümlede söylenen bilgiyi akılda tutmakta zorlanabilir.
Bu iki durum dışarıdan “dikte hatası” olarak görünse de aynı beceriyi tarif etmek zorunda değildir.
4. Dikkat ve görev koşulları hataları değiştiriyor mu?
Dikte performansı yalnızca yazma becerisinden etkilenmez.
Dikkatini sürdürmekte zorlanan bir çocuk cümlenin bir bölümünü kaçırabilir, kelimeyi eksik duyabilir veya bildiği bir yazım kuralını uygulamadan aceleyle yazabilir.
Bu nedenle şu sorular yararlı olabilir:
-
Kısa dikte çalışmalarında hata azalıyor mu?
-
Çalışmanın sonlarına doğru hata sayısı artıyor mu?
-
Sessiz bir ortamda performans değişiyor mu?
-
Kelimeler tek tek söylendiğinde daha başarılı mı?
-
Uzun cümlelerde kelime veya ek atlamaları artıyor mu?
-
Hatırlatma sonrasında yazdığı kelimeyi kontrol edip düzeltebiliyor mu?
Örneğin çocuk aynı kelimenin doğru yazımını biliyor ve kontrol etmesi istendiğinde hatasını hemen fark edebiliyorsa bu gözlem de not edilebilir.
Ancak dikkat güçlüğü ile özgül öğrenme güçlüğü aynı durum değildir. Bazı çocuklarda iki alanla ilgili güçlükler birlikte de bulunabilir.
Dikkat özellikleri hakkında daha geniş bilgi için dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu sayfası incelenebilir.
5. Aynı güçlük okulda ve başka yazma görevlerinde de görülüyor mu?
Evde yapılan tek bir dikte çalışması çocuğun genel yazma performansını göstermez.
Öğretmenin gözlemleri ve farklı yazma görevleri daha geniş bir tablo sağlayabilir.
Aileler öğretmenden şu tür somut bilgiler alabilir:
-
Sınıf diktelerinde benzer hatalar görülüyor mu?
-
Serbest yazıda da harf veya hece atlamaları oluyor mu?
-
Tahtadan kopyalama ile duyduğunu yazma arasında fark var mı?
-
Aynı kelimelerin yazımında tekrar eden hata örüntüsü var mı?
-
Yazılı görevleri tamamlamak yaşıtlarına göre belirgin biçimde uzun mu sürüyor?
-
Sözel olarak iyi ifade ettiği bir konuyu yazılı anlatmakta daha fazla mı zorlanıyor?
Örneğin çocuk tahtadaki kelimeyi doğru kopyalayabiliyor ancak aynı kelimeyi duyduğunda sık sık hatalı yazıyorsa bu fark önemli bir gözlem olabilir.
Başka bir çocukta ise hem kopyalama hem dikte hem de serbest yazı görevlerinde benzer güçlükler görülebilir.
Bu ayrıntılar güçlüğün hangi koşullarda ortaya çıktığını daha açık biçimde tarif etmeye yardımcı olur.
Öğrenme güçlüğü ve disleksinin genel özellikleri için öğrenme güçlüğü ve disleksi sayfası incelenebilir.
Aileler kısa bir dikte gözlem notunu nasıl hazırlayabilir?
Uzun bir günlük tutmak gerekli değildir.
Tekrar eden birkaç örnek için kısa bir kayıt yeterli olabilir:
Görev: İki cümlelik dikte çalışması
Gözlem: Üç kelimede orta heceyi atladı.
Ne zamandır: Yaklaşık bir aydır benzer hatalar dikkat çekiyor.
Sıklık: Haftada yapılan üç çalışmanın çoğunda.
Daha kolay olduğu durum: Kelime hecelere ayrıldığında doğru yazabiliyor.
Okul gözlemi: Öğretmen sınıf diktelerinde de benzer hatalar gördüğünü belirtti.
Başka bir örnek:
Görev: Sekiz kelimelik dikte
Gözlem: İlk kelimeleri doğru yazdı; çalışmanın sonuna doğru iki kelimede harf atladı.
Kontrol: Yazdıklarını tekrar okuması istendiğinde hataların ikisini de fark edip düzeltti.
Daha zor olduğu durum: Uzun cümlelerde hata sayısı artıyor.
Diğer yazma görevleri: Tahtadan kopyalamada aynı hata görülmüyor.
Bu tür örnekler “dikkatsiz” veya “yazması kötü” gibi genel yorumlardan daha açıklayıcıdır.
Ne zaman daha ayrıntılı değerlendirme düşünülebilir?
Dikte hataları uzun süredir devam ediyor, eğitim düzeyine göre belirgin biçimde sık görülüyor ve okuma, yazma veya okul başarısında başka güçlükler de eşlik ediyorsa daha ayrıntılı değerlendirme düşünülebilir.
Özellikle;
-
benzer hata türlerinin sürekli tekrarlanması,
-
düzenli öğretim ve çalışmaya rağmen güçlüğün devam etmesi,
-
hem evde hem okulda benzer örüntülerin görülmesi,
-
yazılı görevlerin belirgin biçimde fazla zaman alması,
-
çocuğun yazma veya okuma görevlerinden kaçınmaya başlaması,
-
dikkat, dil veya gelişimin başka alanlarında ek güçlüklerin bulunması
değerlendirme ihtiyacını daha anlamlı hâle getirebilir.
Gelişimin daha geniş alanlarıyla ilgili soru işaretleri varsa çocuk gelişim değerlendirmesi hakkında da bilgi alınabilir.
Dikte hatalarını değerlendirirken amaç birkaç yanlış kelime üzerinden çocuğa tanı koymak değildir. Daha yararlı olan; hatanın türünü, sıklığını, ortaya çıktığı koşulları ve okul yaşamındaki etkisini birlikte anlamaktır.
