Çocuk Psikiyatri Doktoru; bebek, çocuk ve ergen psikiyatri alanında değerlendirme, terapi ve danışmanlık hizmeti sunar.

Sosyal Medya

Matematik Öğrenme Güçlüğü: Ailelerin En Çok Merak Ettiği Noktalar

  • Anasayfa
  • Blog
  • Matematik Öğrenme Güçlüğü: Ailelerin En Çok Merak Ettiği Noktalar
Matematik Öğrenme Güçlüğü: Ailelerin En Çok Merak Ettiği Noktalar

Matematik Öğrenme Güçlüğü: Ailelerin En Çok Merak Ettiği Noktalar

Matematik öğrenme güçlüğü, çocuğun sayı kavramı, temel işlemler, aritmetik bilgileri hatırlama veya matematiksel akıl yürütme gibi alanlarda yaşı ve aldığı eğitime göre beklenenden kalıcı biçimde daha fazla zorlanmasıyla ilişkili olabilir. Tek başına düşük not yeterli değildir; güçlüğün örüntüsü, süresi ve diğer gelişimsel-akademik özellikler birlikte değerlendirilir.

Matematik öğrenme güçlüğü nedir?

Matematik öğrenme güçlüğü, çocuğun matematikle ilgili belirli akademik becerileri öğrenme ve kullanmada sürekli zorlanmasıyla ilişkili bir öğrenme güçlüğüdür.

Güçlük yalnızca karmaşık matematik problemlerinde görülmeyebilir. Bazı çocuklar sayıların büyüklüğünü karşılaştırmak, temel işlemleri öğrenmek, işlem sonuçlarını hatırlamak veya bir problemde hangi işlemin gerektiğini anlamak konusunda zorlanabilir.

Buradaki temel nokta çocuğun matematiği sevip sevmemesi değildir. Çocuk çaba gösterdiği ve uygun öğretim aldığı halde belirli matematik becerilerinde sürekli zorlanıyorsa bu örüntünün daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerekebilir.

Diskalkuli ile matematik öğrenme güçlüğü aynı şey midir?

“Diskalkuli” terimi günlük ve akademik kullanımda matematikle ilişkili belirgin öğrenme güçlüklerini anlatmak için sık kullanılır.

Ancak ailelerin yalnızca bir belirti veya düşük not üzerinden çocuğa “diskalkuli” etiketi koyması uygun değildir.

Matematik performansı; çocuğun aldığı eğitim, dikkatini sürdürme becerisi, dili anlama düzeyi, genel gelişimi, kaygısı ve diğer akademik becerilerinden etkilenebilir.

Bu nedenle önemli olan önce çocuğun hangi matematik becerisinde, ne zamandır ve ne ölçüde zorlandığını anlamaktır.

Matematikte zorlanan her çocukta öğrenme güçlüğü var mıdır?

Hayır.

Matematikte zorlanmanın birçok farklı nedeni olabilir.

Çocuk bir konu anlatılırken derste bulunmamış olabilir. Önceki temel bilgileri yeterince öğrenmemiş olabilir. Eğitim yöntemi çocuğun öğrenme biçimiyle uyuşmamış olabilir. Dikkatini sürdürmekte, soruyu anlamakta veya sınav sırasında kaygısını yönetmekte zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca “Matematik notu düşük” bilgisinden öğrenme güçlüğü sonucuna varılamaz.

Daha açıklayıcı sorular şunlardır:

  • Çocuk hangi matematik becerilerinde zorlanıyor?

  • Güçlük ne kadar süredir devam ediyor?

  • Yeterli öğretim ve tekrar yapılmasına rağmen sürüyor mu?

  • Aynı güçlük farklı öğretmen ve ortamlarda da görülüyor mu?

  • Okuma, yazma veya dikkat alanında da zorlanma var mı?

  • Günlük hayattaki matematik kullanımı etkileniyor mu?

Matematik öğrenme güçlüğü hangi belirtilerle fark edilebilir?

Her çocukta aynı belirtiler görülmeyebilir. Güçlüğün görünümü yaş ve sınıf düzeyiyle birlikte değişebilir.

Sayı ve miktar ilişkisini anlamada zorlanma

Çocuk sayıları okuyup yazabildiği halde sayıların büyüklüğünü veya birbirleriyle ilişkisini anlamlandırmakta zorlanabilir.

Örneğin:

  • Hangi sayının daha büyük olduğunu karşılaştırmakta,

  • Bir miktarı yaklaşık olarak tahmin etmekte,

  • Sayı dizilerini takip etmekte,

  • Sayı ile miktar arasındaki ilişkiyi kurmakta

yaşıtlarına göre daha fazla zorlanabilir.

Tek bir hata önemli değildir. Aynı tür güçlüğün sürekli ortaya çıkması daha anlamlıdır.

Temel işlemleri öğrenme ve hatırlamada güçlük

Bazı çocuklar toplama, çıkarma, çarpma veya bölme işlemlerinin mantığını kavramakta ya da işlem sonuçlarını otomatik biçimde hatırlamakta zorlanabilir.

Örneğin uzun süre çalışılmış olmasına rağmen basit işlem sonuçlarını tekrar tekrar baştan hesaplama ihtiyacı duyabilir.

Bir gün doğru yaptığı işlemi ertesi gün nasıl yapacağını hatırlamakta zorlanması da aile veya öğretmenin dikkatini çekebilir.

Ancak unutkanlığın tek başına matematik öğrenme güçlüğü anlamına gelmediği unutulmamalıdır.

İşlem sırası ve problem çözmede zorlanma

Çocuk işlemi yapmayı biliyor olabilir ancak çok basamaklı bir problemde nereden başlayacağını belirlemekte zorlanabilir.

Problemi okuduktan sonra:

  • Hangi bilginin önemli olduğunu,

  • Hangi işlemin kullanılacağını,

  • İşlemlerin hangi sırada yapılacağını

belirlemekte güçlük yaşayabilir.

Burada okuduğunu anlama becerisi de önemlidir. Bir çocuk matematiksel işlemi bildiği halde sorunun dilini anlamakta zorlandığı için problem çözemeyebilir.

Bu nedenle problem çözme güçlüğü tek başına matematik öğrenme güçlüğünü göstermez.

Zaman, para ve günlük matematikte güçlük

Matematik yalnızca okul kitabında kullanılmaz.

Bazı çocuklar:

  • Saat ve süre kavramını anlamakta,

  • Para hesabı yapmakta,

  • Para üstünü tahmin etmekte,

  • Bir etkinliğin ne kadar süreceğini kestirmekte,

  • Ölçü veya miktarları karşılaştırmakta

zorlanabilir.

Günlük yaşamdaki bu örnekler, ailelerin çocuğun matematik becerilerini yalnızca sınav notuyla değerlendirmemesine yardımcı olabilir.

Düşük matematik notu tek başına yeterli midir?

Hayır.

Okul notu çocuğun belirli bir dönemdeki performansı hakkında bilgi verir ancak neden zorlandığını tek başına göstermez.

Sınav kaygısı, dikkat dağınıklığı, eksik konu öğrenimi, sık okul değişikliği, derslere devam sorunu veya soruları hızlı çözmeye çalışma gibi birçok etken matematik notunu etkileyebilir.

Bu nedenle değerlendirmede yalnızca sonuç değil, çocuğun soruyu nasıl çözdüğü ve hatayı nerede yaptığı da önemlidir.

Örneğin bir çocuk işlemi biliyor ancak dikkatsizlik nedeniyle işaretleri karıştırıyor olabilir. Başka bir çocuk ise işlemin temel mantığını kavramakta zorlanabilir.

Bu iki durumda ihtiyaç duyulan destek aynı olmayabilir.

Disleksi ile matematik öğrenme güçlüğü arasındaki fark nedir?

Disleksi temel olarak okuma becerileriyle ilişkili bir özgül öğrenme güçlüğüdür.

Matematik öğrenme güçlüğünde ise asıl zorlanma matematiksel becerilerde görülür.

Bununla birlikte aynı çocukta birden fazla akademik alanda güçlük bulunabilir. Örneğin okuma güçlüğü yaşayan bir çocuk, sözel matematik problemlerini anlamakta da zorlanabilir.

Bu nedenle okuma ve matematik güçlüklerini birbirinden tamamen bağımsız düşünmek yerine çocuğun akademik becerilerinin bütünü değerlendirilmelidir.

Öğrenme güçlüklerinin farklı görünümleri hakkında daha geniş bilgi için öğrenme güçlüğü sayfası incelenebilir.

Dikkat eksikliği matematik başarısını etkileyebilir mi?

Evet, dikkat sorunları matematik performansını etkileyebilir ancak dikkat eksikliği ile matematik öğrenme güçlüğü aynı şey değildir.

Dikkatini sürdürmekte zorlanan bir çocuk:

  • İşlem basamaklarını atlayabilir,

  • Sorunun bir bölümünü okumayabilir,

  • İşaretleri karıştırabilir,

  • Uzun problemlerde odağını kaybedebilir,

  • Bildiği işlemlerde dikkatsiz hatalar yapabilir.

Buna karşılık matematik öğrenme güçlüğünde belirli matematiksel kavramları öğrenme ve kullanma alanında daha kalıcı bir güçlük söz konusu olabilir.

İki durum aynı çocukta birlikte de bulunabilir. Bu nedenle dışarıdan görülen “matematikte başarısızlık” tek başına neden hakkında yeterli bilgi vermez.

Dikkat belirtileri de belirginse dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ayrıca değerlendirilmesi gereken bir alan olabilir.

Matematik öğrenme güçlüğü değerlendirmesinde nelere bakılır?

Değerlendirme yalnızca “Çocuk kaç matematik sorusu doğru yaptı?” sorusundan oluşmaz.

Çocuğun:

  • Akademik geçmişi,

  • Matematikte zorlandığı belirli beceriler,

  • Okuma ve yazma performansı,

  • Gelişim öyküsü,

  • Dikkat ve davranış özellikleri,

  • Okul ve öğretmen gözlemleri,

  • Daha önce aldığı eğitim ve destek,

  • İşlevselliği

birlikte ele alınabilir.

Gerektiğinde akademik başarıyı, bilişsel becerileri veya başka gelişimsel alanları inceleyen değerlendirme araçlarından yararlanılabilir.

Ancak tek bir test sonucunu tek başına tanı olarak değerlendirmek yerine sonuçların çocuğun öyküsü, okul performansı ve klinik değerlendirmesiyle birlikte yorumlanması gerekir.

Aileler hangi gözlemleri not edebilir?

Ailelerin evde tanı koymaya çalışması gerekmez. Somut örnekleri gözlemleyip kaydetmeleri değerlendirme açısından daha yararlı olabilir.

Şu sorular yardımcı olabilir:

  • Hangi matematik konularında güçlük daha belirgin?

  • Çocuk sayıları mı, işlemleri mi yoksa problemleri mi daha zor buluyor?

  • Aynı işlemi öğrendikten sonra tekrar unutuyor mu?

  • Ödev sırasında hangi noktada takılıyor?

  • Çok daha fazla tekrar yapmasına rağmen öğrenme kalıcı olmuyor mu?

  • Matematik ödevleri benzer düzeydeki diğer derslerden belirgin biçimde daha uzun mu sürüyor?

  • Öğretmen de benzer bir güçlük gözlemliyor mu?

  • Okuma veya yazmada da zorlanıyor mu?

  • Dikkat dağınıklığı yalnızca matematikte mi, diğer derslerde de mi görülüyor?

  • Matematik nedeniyle dersten veya ödevden kaçınma başlamış mı?

Mümkünse öğretmenin somut gözlemleri, eski sınav veya çalışma örnekleri ve çocuğun hangi hata türlerini tekrarladığı da not edilebilir.

Erken fark etmek neden önemlidir?

Uzun süre açıklanamayan akademik güçlük yalnızca okul notlarını etkilemeyebilir.

Çocuk zaman içinde “Matematik yapamıyorum” veya “Ben başarısızım” gibi genelleyici düşünceler geliştirebilir. Ödevden kaçınma ve matematik dersine karşı yoğun kaygı da ortaya çıkabilir.

Bu nedenle amaç yalnızca tanıya ulaşmak değildir. Çocuğun nerede zorlandığını mümkün olduğunca erken belirleyip eğitim desteğini gerçek ihtiyacına göre şekillendirmek önemlidir.

Bir güçlüğün erken fark edilmesi, çocuğun güçlü olduğu alanların da değerlendirilmesine ve desteğin yalnızca eksiklikler üzerinden değil bütün öğrenme profili üzerinden planlanmasına yardımcı olabilir.

Aileler evde nasıl destek olabilir?

Evdeki amaç çocuğa sürekli daha fazla soru çözdürmek olmamalıdır.

Öncelikle zorlandığı becerinin ne olduğunu anlamak gerekir.

Aileler:

  • Çocuğu kardeşleri veya sınıf arkadaşlarıyla karşılaştırmamaya,

  • Hata yaptığında “Dikkatsizsin” veya “Matematiğin kötü” gibi genelleyici etiketlerden kaçınmaya,

  • Uzun ve yorucu çalışmalar yerine çocuğun ihtiyacına uygun çalışma düzeni oluşturmaya,

  • Öğretmenle somut güçlükler hakkında iletişim kurmaya,

  • Çocuğun hangi yöntemlerle daha kolay öğrendiğini gözlemlemeye

özen gösterebilir.

Bir çalışma yönteminin uygunluğu çocuğun yaşına ve güçlüğün niteliğine göre değişir. Bu nedenle yoğun egzersiz programı veya belirli eğitim yöntemlerini değerlendirme yapılmadan herkes için uygun kabul etmek doğru değildir.

Matematik öğrenme güçlüğünde temel soru yalnızca “Çocuğun matematik notu kaç?” değildir. Daha önemli olan, hangi beceride neden zorlandığını, güçlüğün ne kadar süredir devam ettiğini ve okul ile günlük yaşamını nasıl etkilediğini anlamaktır.

Hemen Bilgi Al
Hemen Ara WhatsApp