Tekrarlayıcı Davranışlar: Ailelerin En Çok Merak Ettiği Noktalar
Çocuğun aynı hareketi tekrar etmesi, oyuncakları belirli bir düzende kullanması veya rutinlere bağlı olması tek başına otizm anlamına gelmez. Değerlendirmede davranışın ne kadar sık olduğu, değişikliğe ne kadar açık olduğu, günlük yaşamı nasıl etkilediği ve sosyal iletişimde başka özelliklerin eşlik edip etmediği birlikte ele alınır.
Her tekrarlayıcı davranış otizm belirtisi midir?
Hayır. Çocukların gelişiminde tekrar önemli bir yere sahiptir.
Küçük çocuklar aynı şarkıyı tekrar tekrar dinlemek, aynı oyunu oynamak veya bir etkinliği benzer biçimde sürdürmek isteyebilir. Bu davranışlar öğrenmenin, merakın veya hoşlanılan bir etkinliği yeniden yaşamanın parçası olabilir.
Bu nedenle önemli olan yalnızca “Davranış tekrar ediyor mu?” sorusu değildir.
Aileler şu noktalara birlikte bakabilir:
-
Davranış ne kadar sık görülüyor?
-
Ne kadar uzun sürüyor?
-
Başka bir etkinliğe geçmek mümkün oluyor mu?
-
Küçük değişiklikler belirgin güçlük yaratıyor mu?
-
Davranış çocuğun oyununu, iletişimini veya günlük yaşamını sınırlandırıyor mu?
-
Sosyal iletişimde başka farklılıklar da gözleniyor mu?
Tekrarlayıcı davranışların anlamı çocuğun genel gelişim örüntüsü içinde değerlendirilir.
Tekrarlayıcı davranışlar nasıl görülebilir?
Tekrarlayıcı davranışlar her çocukta aynı şekilde görünmez. Bazıları bedensel hareketlerle, bazıları oyun biçimiyle, bazıları ise ilgi alanları ve rutinlerle ilişkili olabilir.
Hareketlerin tekrarlanması
Bazı çocuklarda aynı hareketin tekrarlandığı görülebilir.
Örneğin:
-
elleri veya parmakları tekrarlayan biçimde hareket ettirme,
-
sallanma,
-
dönme,
-
belirli bir şekilde yürüme,
-
nesneleri tekrar tekrar hareket ettirme
gibi davranışlar gözlenebilir.
Bu hareketlerin görülmesi tek başına bir tanı anlamına gelmez.
Davranışın hangi durumda ortaya çıktığı da önemlidir. Bazı tekrarlar heyecan, stres, yorgunluk veya yoğun duygular sırasında artabilir.
Bu nedenle “Elini sallıyor” demek yerine “Heyecanlandığında birkaç dakika boyunca ellerini hızlı biçimde hareket ettiriyor” gibi daha somut bir gözlem daha açıklayıcı olabilir.
Oyunun aynı biçimde sürdürülmesi
Çocuklar sevdikleri oyunları tekrar tekrar oynayabilir. Burada dikkat edilmesi gereken noktalardan biri oyunun ne kadar esnek olduğudur.
Örneğin çocuk oyuncak arabalarla her seferinde yalnızca aynı sırayı mı oluşturuyor, yoksa zaman zaman yarış, yolculuk veya tamir gibi farklı oyun fikirlerine de geçebiliyor mu?
Oyuna yeni bir fikir eklendiğinde bunu kabul edebiliyor mu?
Başka biri oyuna katıldığında oyun ortak biçimde değişebiliyor mu?
“Arabaları sıraya diziyor” gibi tek bir davranış yerine oyunun genel yapısını gözlemlemek daha anlamlıdır.
Yoğun ve sınırlı ilgi alanları
Çocukların belirli konulara güçlü ilgi duyması olağandır.
Hayvanlar, trenler, haritalar, gezegenler veya belirli oyuncaklar uzun süre ilgi çekebilir.
Değerlendirmede ilginin yalnızca güçlü olması değil, çocuğun günlük yaşamındaki yeri önemlidir.
Aileler şu sorulara bakabilir:
-
Çocuk başka etkinliklere de geçebiliyor mu?
-
Konuşmalar sürekli aynı konuya mı dönüyor?
-
İlgi alanı arkadaşlarla oyun kurmayı veya günlük görevleri belirgin biçimde sınırlıyor mu?
-
Küçük bir değişiklik yoğun tepki oluşturuyor mu?
Yoğun bir ilgi alanı tek başına otizm belirtisi değildir.
Davranışın sıklığı ve günlük yaşama etkisi neden önemlidir?
Aynı davranış iki çocukta farklı anlam taşıyabilir.
Bir çocuk belirli bir hareketi zaman zaman yapabilir ve gerektiğinde kolayca başka bir etkinliğe geçebilir. Başka bir çocukta ise aynı davranış gün içinde uzun süre devam edebilir veya günlük aktiviteleri kesintiye uğratabilir.
Bu nedenle değerlendirmede davranışın sıklığı kadar işlevselliğe etkisi de önemlidir.
Örneğin aileler şunları gözlemleyebilir:
-
Davranış yemek, oyun veya uyku düzenini etkiliyor mu?
-
Akranlarla etkileşimi sınırlıyor mu?
-
Yeni etkinliklere katılmayı güçleştiriyor mu?
-
Günlük rutinleri tamamlamayı zorlaştırıyor mu?
-
Davranış kesildiğinde belirgin sıkıntı oluşuyor mu?
Bu bilgiler davranışın çocuğun günlük yaşamındaki yerini daha iyi anlamaya yardımcı olur.
Değişikliklere verilen tepki ne anlatabilir?
Birçok çocuk alıştığı düzeni sever. Beklenmedik değişikliklere tepki vermek de çocukluk döneminde sık görülebilir.
Bu nedenle rutin istemek tek başına otizm belirtisi değildir.
Aileler değişiklik karşısındaki tepkinin derecesini ve esnekliği gözlemleyebilir.
Örneğin:
-
Farklı bir yoldan okula gitmek nasıl karşılanıyor?
-
Oyunun sırası değiştiğinde ne oluyor?
-
Plan değiştiğinde çocuk ne kadar sürede uyum sağlayabiliyor?
-
Önceden haber verilmesi süreci kolaylaştırıyor mu?
-
Değişiklik günlük yaşamı uzun süre aksatıyor mu?
“Değişiklik sevmiyor” gibi genel bir ifade yerine bu tür ayrıntıları not etmek daha yararlı olabilir.
Duyusal özellikler tekrarlayıcı davranışlarla birlikte görülebilir mi?
Bazı çocuklarda ses, ışık, dokunma, koku, hareket veya belirli dokulara karşı farklı duyusal tepkiler görülebilir.
Çocuk bazı seslerden belirgin biçimde rahatsız olabilir veya belirli duyusal deneyimleri tekrar tekrar arayabilir.
Örneğin;
-
dönen nesneleri uzun süre izlemek,
-
belirli dokulara tekrar tekrar dokunmak,
-
hareket etmeyi yoğun biçimde aramak,
-
bazı seslerden kaçınmak
gibi davranışlar görülebilir.
Bu özellikler de tek başına otizm anlamına gelmez. Çocuğun genel gelişimi, iletişimi ve günlük işlevselliğiyle birlikte değerlendirilir.
Sosyal iletişim neden birlikte değerlendirilir?
Otizm değerlendirmesinde tekrarlayıcı davranışlara tek başına bakılmaz.
Çocuğun karşılıklı iletişim kurma biçimi, ilgisini paylaşması, oyun becerileri, jest ve mimikleri kullanması, akran ilişkileri ve konuşmayı sosyal amaçla kullanma biçimi de değerlendirmeye katkı sağlar.
Örneğin bir çocuk belirli bir oyunu tekrar tekrar oynuyor olabilir ancak aynı zamanda arkadaşlarıyla karşılıklı oyun kurabiliyor, farklı fikirleri oyuna ekleyebiliyor ve iletişimi esnek biçimde sürdürebiliyor olabilir.
Başka bir çocukta tekrarlayıcı davranışlara sosyal iletişim ve karşılıklı etkileşimle ilgili belirgin güçlükler eşlik edebilir.
Bu nedenle davranışlar birbirinden bağımsız bir kontrol listesi gibi değerlendirilmemelidir.
Otizm spektrum bozukluğunun genel özellikleri ve değerlendirme süreci hakkında daha ayrıntılı bilgi için otizm spektrum bozukluğu sayfasını inceleyebilirsiniz.
Aileler hangi ayrıntıları not edebilir?
Uzman görüşmesi öncesinde uzun bir belirti listesi hazırlamak yerine somut günlük yaşam örnekleri toplamak daha yararlı olabilir.
Aileler şu bilgileri not edebilir:
-
Davranışın ne olduğu
-
İlk ne zaman fark edildiği
-
Gün içinde ne kadar sık görüldüğü
-
Yaklaşık ne kadar sürdüğü
-
Hangi durumlarda arttığı
-
Hangi durumlarda azaldığı
-
Başka bir etkinliğe geçmenin kolay olup olmadığı
-
Davranış kesildiğinde çocuğun nasıl tepki verdiği
-
Oyun, iletişim veya günlük yaşamı etkileyip etkilemediği
-
Ev ve okul ya da kreşte benzer biçimde görülüp görülmediği
Örneğin:
“Trenlere takıntılı” yerine
“Son birkaç aydır oyun zamanının büyük bölümünde trenlerle oynuyor; farklı bir oyuncak önerildiğinde kısa süre sonra yeniden trenlere dönüyor.”
gibi bir ifade daha somut bir gözlem sunar.
Benzer biçimde:
“Değişikliklere dayanamıyor” yerine
“Her sabah aynı kupadan süt içmek istiyor; farklı kupa kullanıldığında yaklaşık 15 dakika boyunca sakinleşmekte zorlanıyor.”
şeklindeki not, davranışın bağlamını daha açık gösterir.
ADOS-2 tekrarlayıcı davranışları değerlendirir mi?
ADOS-2, sosyal iletişim, karşılıklı etkileşim, oyun ve bazı sınırlı veya tekrarlayıcı davranışların yapılandırılmış etkinlikler sırasında gözlemlenmesine yardımcı olan değerlendirme araçlarından biridir.
Ancak ADOS-2'nin sonucuna tek başına bakılarak otizm tanısı konmaz.
Değerlendirmede çocuğun gelişim öyküsü, aile gözlemleri, günlük yaşamı, kreş veya okul bilgileri ve klinik görüşme gibi farklı bilgi kaynakları birlikte ele alınabilir.
Bu nedenle bir davranışın değerlendirme sırasında görülmemesi de evde hiç yaşanmadığı anlamına gelmez. Ailelerin günlük yaşamdan verdiği somut örnekler bu açıdan değerli olabilir.
Araç hakkında daha ayrıntılı bilgi için ADOS-2 değerlendirmesi sayfasını inceleyebilirsiniz.
Ne zaman uzman değerlendirmesi düşünülebilir?
Tekrarlayıcı davranışlar yoğun ve uzun süredir devam ediyorsa, değişikliklere uyum belirgin biçimde güçleşiyorsa veya davranışlar çocuğun sosyal iletişimini, oyununu, okul yaşamını ya da günlük işlevlerini etkiliyorsa uzman değerlendirmesi düşünülebilir.
Özellikle tekrarlayıcı davranışlara sosyal iletişim, karşılıklı oyun veya gelişimin başka alanlarında dikkat çeken farklılıklar eşlik ediyorsa çocuğun gelişimsel özelliklerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Değerlendirmenin amacı tek bir davranışa “normal” ya da “otizm belirtisi” etiketi koymak değildir. Amaç davranışın hangi bağlamda ortaya çıktığını, çocuğun gelişiminin diğer alanlarıyla nasıl ilişkili olduğunu ve destek gerektiren bir alan bulunup bulunmadığını anlamaktır.
