4 Yaş Otizm Belirtileri İçin Ne Zaman Uzman Görüşü Alınmalı?
4 yaş otizm belirtileri tek bir davranışla anlaşılmaz. Sosyal iletişim, karşılıklı konuşma, oyun, akran ilişkileri, tekrarlayıcı davranışlar ve değişikliklere uyum birlikte değerlendirilir. Bu alanlardaki farklılıklar kalıcıysa, günlük yaşamı belirgin biçimde etkiliyorsa veya çocuk daha önce kazandığı becerileri kaybediyorsa uzman değerlendirmesini ertelememek uygun olur.
Tek Bir Belirti Uzman Görüşü Gerektirir mi?
Bir çocuğun bazen ismine dönmemesi, kısa göz teması kurması, tek başına oynamayı sevmesi veya belirli bir oyunu tekrar tekrar oynaması tek başına otizm anlamına gelmez.
Dört yaşındaki çocukların gelişiminde doğal farklılıklar olabilir. Mizaç, dil gelişimi, işitme, dikkat, yaşanan stresler ve çocuğun bulunduğu ortam davranışlarını etkileyebilir.
Bu nedenle değerlendirmede tek bir davranıştan çok genel örüntüye bakılır.
Ebeveyn açısından şu sorular daha yararlı olabilir:
-
Davranış ne zamandır devam ediyor?
-
Farklı ortamlarda da görülüyor mu?
-
Çocuğun iletişimini veya oyununu ne kadar etkiliyor?
-
Akran ilişkilerinde belirgin bir zorlanma var mı?
-
Çocuk değişikliklere uyum sağlamakta belirgin biçimde zorlanıyor mu?
-
Zaman içinde ilerleme mi, gerileme mi görülüyor?
Amaç evde tanı koymak değil, gelişimle ilgili kaygının ne ölçüde kalıcı ve işlevsel olduğunu anlamaktır.
4 Yaşta Hangi Gelişim Alanları Birlikte Değerlendirilir?
Dört yaş civarında pek çok çocuk sosyal oyunlara daha fazla katılmaya, yaşadıklarını anlatmaya, hayali oyunlar kurmaya ve başkalarının tepkilerini daha fazla dikkate almaya başlar.
Otizm açısından değerlendirme gerektiğinde bu becerilerin tek tek bulunup bulunmadığından çok, birbirleriyle nasıl birleştiğine bakılır.
Sosyal karşılıklılık
Sosyal karşılıklılık yalnızca göz teması değildir.
Çocuğun ilgisini paylaşması, yetişkinin veya başka bir çocuğun tepkisine karşılık vermesi, birlikte yapılan etkinliği sürdürebilmesi ve başkasının ilgisine uyum sağlayabilmesi bu alanın parçalarıdır.
Örneğin çocuk sevdiği bir şeyi yalnızca almak için değil, ebeveynine göstermek ve onunla paylaşmak için de getirebilir.
Bazı çocuklar ihtiyaçlarını rahatlıkla anlatabilir ancak karşılıklı sosyal etkileşimi sürdürmekte daha fazla zorlanabilir.
Bu nedenle yalnızca “konuşuyor mu?” veya “göz teması kuruyor mu?” sorusu yeterli değildir.
Dil ve karşılıklı iletişim
Dört yaşındaki bir çocuğun kelime sayısından çok, dili ne amaçla kullandığı da önemlidir.
Çocuk:
-
karşılıklı konuşmaya katılıyor mu,
-
kendisine sorulan basit sorulara uygun cevap verebiliyor mu,
-
gün içinde yaşadığı bir olayı anlatmaya çalışıyor mu,
-
yalnızca kendi ilgilendiği konuları mı konuşuyor,
-
karşısındaki kişinin söylediğine göre konuşmasını değiştirebiliyor mu?
gibi alanlarda gözlemlenebilir.
Bazı çocukların geniş kelime dağarcığı olabilir ancak karşılıklı sohbeti sürdürme, konuyu paylaşma veya başkasının iletişim girişimine uygun karşılık verme becerileri sınırlı olabilir.
Dolayısıyla konuşmanın bulunması tek başına otizm olasılığını dışlamaz.
Akran ilişkileri ve oyun
Dört yaş döneminde oyun sosyal gelişim hakkında önemli bilgi verir.
Çocuk başka çocuklara ilgi gösterebilir, birlikte oyun kurmaya çalışabilir ve hayali senaryolar oluşturabilir. Oyun sırasında rol değiştirmek, başkasının fikrine uyum sağlamak ve oyunun akışındaki küçük değişiklikleri kabul etmek giderek önem kazanır.
Bazı çocuklarda oyun bulunmasına rağmen belirgin biçimde tek yönlü olabilir. Çocuk yalnızca kendi belirlediği senaryonun sürmesini isteyebilir veya başka bir çocuk oyunu değiştirdiğinde yoğun biçimde zorlanabilir.
Tek başına oynamayı sevmek otizm anlamına gelmez.
Daha önemli olan, çocuğun ortak oyuna katılma kapasitesi, başka kişilerin fikirlerine verdiği karşılık ve oyun repertuvarının ne kadar esnek olduğudur.
Tekrarlayıcı davranışlar ve esneklik
Küçük çocuklar rutinleri ve tekrarları sevebilir. Aynı hikâyeyi defalarca dinlemek veya belirli bir oyunu tekrar tekrar oynamak tek başına olağandışı değildir.
Otizm değerlendirmesinde tekrarlayıcı davranışın günlük yaşam içindeki yeri önemlidir.
Örneğin:
-
küçük değişikliklere çok yoğun tepki verme,
-
aynı sıranın sürekli korunmasında ısrar etme,
-
belirli nesne veya konulara çok yoğun ilgi gösterme,
-
aynı hareketleri sık tekrarlama,
-
başka oyun veya etkinliklere geçmekte belirgin zorlanma
gibi özellikler sosyal iletişim alanındaki başka farklılıklarla birlikte değerlendirilebilir.
Duyusal özellikler de bu çerçevede ele alınabilir. Bazı çocuklar belirli seslere, dokulara, kokulara veya başka uyaranlara alışılmışın dışında güçlü ya da sınırlı tepkiler gösterebilir.
Tek bir duyusal hassasiyet de tek başına otizm tanısı anlamına gelmez.
Göz Temasının Az Olması veya İsme Dönmemek Tek Başına Otizm midir?
Hayır.
Bir çocuk oyuna yoğunlaşmışken ismine hemen dönmeyebilir. Göz temasının süresi ve biçimi de çocuklar arasında değişebilir.
Değerlendirmede daha önemli olan, bakışın ve diğer sözel olmayan iletişim yollarının sosyal etkileşim içinde nasıl kullanıldığıdır.
Örneğin çocuk:
-
sevindiğinde bunu paylaşmak için ebeveynine bakıyor mu,
-
yardım istediğinde bakış, ses ve jestleri birlikte kullanıyor mu,
-
başka birinin işaret ettiği veya ilgilendiği şeye yöneliyor mu,
-
sosyal etkileşim sırasında yüz ifadelerine karşılık veriyor mu?
gibi alanlarda değerlendirilebilir.
İsme sınırlı tepki sürekli hale geliyorsa işitme gibi başka nedenlerin de göz önünde bulundurulması gerekebilir.
İsme tepki sınırlılığı; sosyal karşılıklılık, akran etkileşimi, jest kullanımı ve oyunla ilgili başka belirgin farklılıklarla birlikteyse daha kapsamlı gelişimsel değerlendirme düşünülmesi daha anlamlıdır.
Çocuk Konuşuyorsa Otizm İhtimali Dışlanır mı?
Hayır.
Otizm yalnızca konuşmanın olup olmamasıyla değerlendirilmez.
Dört yaşındaki bir çocuk uzun cümleler kurabilir, harfleri veya sayıları bilebilir ve belirli konularda oldukça fazla konuşabilir. Buna rağmen konuşmayı karşılıklı iletişim amacıyla kullanmakta zorlanabilir.
Örneğin çocuk uzun süre kendi ilgilendiği konudan söz ederken karşısındaki kişinin konuya ilgisini takip etmeyebilir. Sorulara beklenmedik biçimde cevap verebilir veya sohbetin karşılıklı akışını sürdürmekte güçlük yaşayabilir.
Diğer yandan konuşması gecikmiş bir çocuk sosyal iletişim, ortak dikkat, jestler ve oyun açısından güçlü beceriler gösterebilir.
Bu nedenle konuşmanın yalnızca miktarı değil, sosyal iletişim içindeki kullanımı önemlidir.
Hangi Durumlarda Uzman Görüşünü Ertelememek Gerekir?
Her çocukta aynı başvuru eşiği bulunmaz. Bununla birlikte bazı gelişimsel örüntüler daha ayrıntılı değerlendirme düşünülmesini destekleyebilir.
Örneğin:
-
karşılıklı sosyal etkileşimin sürekli biçimde sınırlı olması,
-
yaşıtlarla ilişki ve ortak oyunda belirgin zorlanma,
-
konuşmanın bulunmasına rağmen karşılıklı iletişim için çok sınırlı kullanılması,
-
jest, mimik ve bakışların iletişimle birlikte kullanımında belirgin farklılık,
-
hayali ve karşılıklı oyunun çok sınırlı olması,
-
tekrarlayıcı davranışların günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi,
-
rutin değişikliklerinin yoğun ve sürekli zorlanmaya yol açması,
-
gelişimin birden fazla alanı hakkında ebeveyn veya öğretmenin devam eden kaygısının bulunması
durumlarında uzman görüşü düşünülebilir.
Bu özelliklerin bulunması çocuğun mutlaka otizm tanısı alacağı anlamına gelmez.
Değerlendirmenin amacı belirtileri bir etikete dönüştürmek değil, çocuğun gelişim profilini daha iyi anlamaktır.
Beceri Kaybı Neden Ayrı Değerlendirilmelidir?
Daha önce kazanılmış bir becerinin kaybedilmesi, yalnızca yeni bir becerinin geç gelişmesinden farklıdır.
Örneğin çocuk daha önce kullandığı kelime veya ifadeleri artık kullanmıyorsa ya da gelişiminde belirgin bir gerileme görülüyorsa “biraz daha bekleyelim” yaklaşımı uygun olmayabilir.
Dört yaşındaki çocukta dil becerisindeki belirgin kayıp veya motor becerilerde gerileme yalnızca otizm açısından yorumlanmamalıdır.
Bu durumda daha geniş tıbbi değerlendirme gerekebilir ve çocuk sağlığı veya çocuk nörolojisi gibi alanlar da değerlendirme sürecine dahil edilebilir.
Ebeveynin gelişimde belirgin bir kayıp fark etmesi, sağlık profesyoneliyle gecikmeden paylaşılması gereken önemli bir bilgidir.
Gelişim Takibi, Tarama ve Otizm Tanısı Aynı Şey mi?
Hayır. Bu kavramlar birbirinden farklıdır.
Gelişim takibi, çocuğun oyun, dil, sosyal iletişim, hareket ve günlük yaşam becerilerinin zaman içinde nasıl ilerlediğinin izlenmesidir.
Tarama, çocuğun daha ayrıntılı değerlendirmeye ihtiyaç duyup duymadığını anlamaya yardımcı olan yapılandırılmış araçları içerir.
Tanısal değerlendirme ise daha kapsamlıdır. Çocuğun gelişim öyküsü, davranışları, sosyal iletişimi, oyun becerileri ve doğrudan gözlemi birlikte ele alınabilir.
Bir gelişim kontrol listesindeki tek eksik beceri otizm tanısı değildir.
Benzer biçimde tek bir tarama veya değerlendirme aracının sonucu da çocuğun bütün gelişimini tek başına açıklamaz.
İnternetteki belirtileri işaretleyerek “otizm var” veya “otizm yok” sonucuna ulaşmak bu nedenle güvenilir bir yaklaşım değildir.
Otizm Değerlendirmesinde Hangi Alanlara Bakılabilir?
Değerlendirmenin kapsamı çocuğun özelliklerine göre değişebilir.
Genellikle şu alanlar hakkında bilgi toplanabilir:
-
erken gelişim öyküsü,
-
dil ve iletişim gelişimi,
-
sosyal karşılıklılık,
-
jestler ve sözel olmayan iletişim,
-
akran ilişkileri,
-
oyun ve taklit becerileri,
-
tekrarlayıcı davranışlar,
-
yoğun veya sınırlı ilgi alanları,
-
değişikliklere uyum,
-
duyusal özellikler,
-
günlük yaşam becerileri,
-
anaokulu veya kreş ortamındaki gözlemler,
-
daha önce kazanılmış becerilerde kayıp olup olmadığı.
Gerekli görüldüğünde işitme, dil ve konuşma, bilişsel gelişim veya başka gelişim alanlarında ek değerlendirmeler de gündeme gelebilir.
Her çocuk için aynı değerlendirme araçlarının kullanılması gerekmez.
Amaç yalnızca “otizm var mı?” sorusunun yanıtını bulmak değil; çocuğun güçlü olduğu ve desteğe ihtiyaç duyabileceği gelişim alanlarını da belirlemektir.
Ebeveynler Görüşme Öncesinde Neleri Gözlemleyebilir?
Ebeveynlerin evde çocuğa test uygulaması veya sürekli davranışlarını sınaması gerekmez.
Günlük yaşamdan somut örnekler daha yararlı olabilir.
| Alan | Gözlemlenebilecek durum |
|---|---|
| Sosyal iletişim | İlginç bulduğu bir şeyi sizinle paylaşmaya çalışıyor mu? |
| Sohbet | Karşılıklı konuşmayı birkaç tur sürdürebiliyor mu? |
| Akranlar | Başka çocuklarla oyun kurmaya veya oyuna katılmaya çalışıyor mu? |
| Oyun | Hayali oyun kuruyor ve başkasının oyuna katkısını kabul edebiliyor mu? |
| Jest ve mimik | Bakış, işaret ve yüz ifadelerini iletişimle birlikte kullanıyor mu? |
| Esneklik | Küçük değişikliklere nasıl tepki veriyor? |
| Tekrarlar | Tekrarlayıcı davranışlar başka etkinliklere katılımı engelliyor mu? |
| Gelişim | Daha önce yapabildiği ancak artık yapmadığı bir beceri var mı? |
Bu gözlemlerin amacı tanı koymak değildir.
Dört yaşındaki bir çocuğun gelişimi hakkında devam eden bir kaygı varsa, tek bir belirtiye odaklanmak veya yalnızca “büyüyünce geçer” varsayımıyla beklemek yerine gelişimsel tablonun bütününü bir sağlık profesyoneliyle değerlendirmek daha uygun bir yaklaşım olabilir.
