ADOS 2 Testi Hakkında Yanlış Bilinenler
ADOS-2 testi otizm tanısını tek başına koymaz. Sosyal iletişim, karşılıklı etkileşim ve tekrarlayıcı davranışların standartlaştırılmış biçimde gözlenmesine yardımcı olur. Sonuç; gelişim öyküsü, aile ve okul gözlemleri, klinik değerlendirme ve gerektiğinde diğer gelişimsel bilgilerle birlikte yorumlanır. Tek bir ADOS-2 skoruyla “kesin otizm var” veya “kesin yok” sonucu çıkarılmamalıdır.
Yanlış: ADOS-2 Tek Başına Otizm Tanısı Koyar
ADOS-2 hakkında en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri, uygulamanın sonunda çıkan sonucun tek başına otizm tanısını belirlediğidir.
ADOS-2, çocuğun veya gencin sosyal iletişim, karşılıklı etkileşim ve bazı sınırlı ya da tekrarlayıcı davranış özelliklerini yapılandırılmış etkinlikler sırasında gözlemlemeye yardımcı olur.
Ancak otizm tanısal değerlendirmesi bundan daha geniştir.
Değerlendirmede başvuru nedenine göre:
-
erken gelişim öyküsü,
-
dil ve iletişim gelişimi,
-
aile gözlemleri,
-
kreş veya okul bilgileri,
-
günlük yaşamdaki sosyal işlevsellik,
-
oyun ve akran ilişkileri,
-
davranışsal ve gelişimsel özellikler
birlikte ele alınabilir.
Bu nedenle ADOS-2 sonucu, klinik değerlendirmenin yerine geçen bir “laboratuvar sonucu” gibi yorumlanmamalıdır.
Yanlış: ADOS-2 Sonucu Eşik Altındaysa Otizm Kesinlikle Yoktur
Bir değerlendirme aracının sonucu tek başına “otizm kesin vardır” demek için yeterli olmadığı gibi, tek başına otizmi kesin biçimde dışlamak için de kullanılmamalıdır.
Çocuğun değerlendirme ortamındaki davranışı ile ev, okul veya sosyal ortamdaki davranışları farklı olabilir.
Ayrıca dil düzeyi, gelişimsel özellikler, eşlik eden başka durumlar ve değerlendirmenin genel bağlamı sonuçların yorumunu etkileyebilir.
Bu nedenle sonuç, çocuğun gelişim öyküsü ve gerçek yaşamda gözlenen özellikleriyle birlikte ele alınmalıdır.
Klinik değerlendirme ile gözlem sonucu arasında belirgin bir uyumsuzluk varsa farklı kaynaklardan ek bilgi veya farklı ortamlardaki gözlemler de gerekebilir.
Yanlış: Otizm Şüphesi Olan Her Çocuğa ADOS-2 Mutlaka Yapılmalıdır
ADOS-2 yararlı olabilecek bir değerlendirme aracıdır; ancak her otizm değerlendirmesinde aynı araçların kullanılması zorunlu değildir.
Uzman, çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, iletişim özelliklerine, başvuru nedenine ve mevcut klinik bilgilere göre hangi değerlendirmelerin gerekli olduğuna karar verir.
Bazı çocuklarda standartlaştırılmış otizm gözlemi klinik değerlendirmeyi önemli ölçüde destekleyebilir.
Başka durumlarda ise gelişimsel değerlendirme, dil ve konuşma değerlendirmesi, işitme incelemesi veya başka bilgi kaynakları daha fazla önem kazanabilir.
Dolayısıyla aile açısından temel soru “Mutlaka ADOS-2 yapılacak mı?” değil, “Çocuğumun durumunu anlamak için hangi değerlendirmelere ihtiyaç var?” olmalıdır.
Yanlış: ADOS-2 Yalnızca Konuşmayan Küçük Çocuklar İçindir
ADOS-2 yalnızca konuşmayan küçük çocuklar için geliştirilmiş tek tip bir uygulama değildir.
Araçta farklı yaş ve ifade edici dil düzeylerine göre kullanılan farklı modüller bulunur.
Bu nedenle konuşmayan veya sınırlı konuşan küçük bir çocukla akıcı konuşan daha büyük bir çocuk ya da genç aynı biçimde değerlendirilmez.
Konuşabilmek de otizm olasılığını tek başına dışlamaz.
Bir çocuk uzun cümleler kurabilir ancak:
-
karşılıklı konuşmayı sürdürmekte,
-
başkasının bakış açısını takip etmekte,
-
sosyal etkileşime uygun karşılık vermekte,
-
duygu ve deneyimleri paylaşmakta
zorlanabilir.
Otizm değerlendirmesinde yalnızca kelime sayısına değil, iletişimin sosyal olarak nasıl kullanıldığına da bakılır.
Yanlış: Herkese Aynı ADOS-2 Uygulaması Yapılır
ADOS-2 tek bir standart soru listesinin herkese aynen uygulandığı bir test değildir.
Farklı modüller bulunur ve uygun modülün seçiminde kişinin yaşı ile ifade edici dil düzeyi önem taşır.
Bu yapı, gözlemin kişinin gelişim ve iletişim özelliklerine daha uygun yapılabilmesini sağlar.
Dolayısıyla ailelerin başka bir çocuğun ADOS-2 süreciyle kendi çocuklarının sürecini birebir karşılaştırması yanıltıcı olabilir.
Bir çocukta kullanılan etkinliklerin veya görüşme biçiminin başka bir çocukta farklı olması, değerlendirmenin hatalı olduğu anlamına gelmez.
Yanlış: ADOS-2 Bir Zekâ veya Başarı Testidir
ADOS-2 okul sınavı, zekâ testi veya çocuğun “başarılı” olması gereken bir performans testi değildir.
Amaç doğru cevap sayısını ölçmek değildir.
Yapılandırılmış sosyal etkileşimler ve etkinlikler sırasında kişinin:
-
iletişim başlatma biçimi,
-
sosyal karşılıkları,
-
jest ve mimikleri,
-
karşılıklı etkileşimi,
-
oyun veya hayal gücü kullanımı,
-
sınırlı ya da tekrarlayıcı davranış özellikleri
gözlemlenir.
Bu nedenle çocuğa test öncesinde cevap ezberletmek veya “iyi yapması gerektiğini” söylemek değerlendirme mantığıyla uyumlu değildir.
Ailenin çocuğu bir sınava girecekmiş gibi hazırlaması gerekmez.
Yanlış: ADOS-2 Skoru Çocuğun Tüm Destek İhtiyacını Gösterir
ADOS-2 sonucundan çocuğun bütün gelişim profilini, zekâ düzeyini, günlük yaşam becerilerini veya ihtiyaç duyacağı desteğin tamamını çıkarmak mümkün değildir.
Bir çocuğun sosyal iletişim özelliklerinin yanında:
-
dil ve konuşma becerileri,
-
bilişsel gelişimi,
-
günlük yaşam becerileri,
-
motor gelişimi,
-
öğrenme özellikleri,
-
duyusal ihtiyaçları,
-
duygusal ve davranışsal durumu
ayrıca değerlendirilmek durumunda olabilir.
Bu nedenle yalnızca ADOS-2 skoruna bakarak “otizmin derecesi budur” veya “çocuğun desteğe ihtiyacı şu kadardır” şeklinde geniş sonuçlara varılmamalıdır.
Değerlendirmenin daha yararlı çıktısı, çocuğun güçlü olduğu alanları ve desteğe ihtiyaç duyabileceği alanları birlikte anlamaktır.
Yanlış: ADOS-2 Yapıldıysa Aile ve Okul Bilgilerine Gerek Kalmaz
Çocuk klinik ortamında günlük yaşamdan farklı davranabilir.
Bazı çocuklar yeni ortamda daha çekingen olabilir. Bazıları yeni materyaller nedeniyle daha ilgili görünebilir. Başka bir çocuk ise okulda yaşadığı sosyal güçlükleri klinik görüşmede aynı biçimde göstermeyebilir.
Bu nedenle aileden alınan gelişim öyküsü ve günlük yaşam örnekleri önemini korur.
Çocuğun yaşına göre kreş veya okuldan gelen bilgiler de şu konularda ek bağlam sağlayabilir:
-
akranlarla ilişki,
-
grup etkinliklerine katılım,
-
sosyal iletişim,
-
değişikliklere uyum,
-
günlük işlevsellik.
Farklı kaynaklardan gelen bilgilerin birbirinin tamamen aynı olması gerekmez. Aralarındaki farklılıklar da çocuğun hangi ortamlarda daha fazla zorlandığını anlamaya yardımcı olabilir.
ADOS-2 Sonucu Nasıl Değerlendirilmelidir?
ADOS-2 sonucu tek başına bir “var-yok” etiketi şeklinde ele alınmamalıdır.
Ailenin değerlendirme sonunda şu soruların cevaplarını anlaması daha yararlı olabilir:
-
ADOS-2 gözleminde hangi özellikler dikkat çekti?
-
Bu gözlemler gelişim öyküsüyle uyumlu mu?
-
Ev veya okuldan gelen bilgiler nasıl değerlendirildi?
-
Otizm dışında düşünülmesi gereken başka açıklamalar var mı?
-
Ek bir gelişimsel, dil, işitme veya başka değerlendirme gerekiyor mu?
-
Çocuğun güçlü olduğu alanlar neler?
-
Hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyuluyor?
-
Bundan sonraki takip veya destek planının amacı ne?
ADOS-2, otizm değerlendirmesinde önemli bilgiler sağlayabilen araçlardan biridir; ancak çocuğun tamamını tek bir skorla açıklamaz. En anlamlı yorum, standartlaştırılmış gözlem sonucunun gelişim öyküsü, günlük yaşam ve klinik değerlendirmeyle birlikte ele alınmasıyla yapılır.
