Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ankara: Ailelerin Merak Ettiği Temel Konular
Çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi, tek bir davranıştan tanıya ulaşmak için değil; çocuğun veya gencin yaşadığı değişikliğin gelişim dönemi, günlük yaşam, aile, okul ve sosyal ilişkiler içindeki anlamını değerlendirmek için yapılır. Değişiklik uzun sürüyor, belirginleşiyor veya günlük işlevselliği etkiliyorsa uzman görüşü düşünmek uygun olabilir.
İlk Soru “Hangi Tanı?” Değil, “Ne Değişti?” Olmalı
Çocuğunda farklı bir davranış fark eden ebeveynlerin internette bir tanı aramaya başlaması anlaşılabilir bir durumdur. Ancak aynı davranış farklı çocuklarda farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.
Derslere odaklanmakta zorlanan bir çocukta dikkatle ilişkili bir güçlük değerlendirilebilirken başka bir çocukta kaygı, uyku düzeni, öğrenmeyle ilgili zorlanma veya yaşadığı stres öne çıkabilir.
Benzer biçimde içine kapanan bir ergenin davranışı yalnızca “ergenlik dönemi” olarak yorumlanamayacağı gibi tek başına psikiyatrik bir hastalığın kanıtı olarak da görülemez.
Aile açısından daha yararlı başlangıç soruları şunlardır:
- Daha önce olmayan ne değişti?
- Değişiklik ne zamandır devam ediyor?
- Hangi durumlarda artıyor veya azalıyor?
- Ev, okul ve arkadaş ilişkileri bundan nasıl etkileniyor?
- Çocuk veya ergen bu durumu kendisi nasıl anlatıyor?
Bu sorular ailelerin tanı koyması için değil, değişimin örüntüsünü daha doğru gözlemleyebilmesi için kullanılabilir.
Uzman Görüşü Düşünürken Dört Noktaya Bakılabilir
Tek bir belirti için kesin bir “şu kadar gün sürerse psikiyatriste gidilmeli” kuralı yoktur. Çocuğun yaşı, gelişim dönemi, belirtilerin niteliği ve güvenlik riski değerlendirmeyi değiştirir.
Buna karşılık ailelerin karar verirken bakabileceği dört temel alan vardır.
| Değerlendirme alanı | Ailenin sorabileceği soru |
|---|---|
| Süre | Değişiklik geçici mi, uzun süredir devam mı ediyor? |
| İşlevsellik | Okul, aile, arkadaşlıklar veya günlük yaşam etkileniyor mu? |
| Ortam | Güçlük yalnızca bir ortamda mı, farklı ortamlarda da görülüyor mu? |
| Güvenlik | Çocuğun veya başkasının güvenliğini ilgilendiren bir durum var mı? |
Değişiklik ne kadar süredir devam ediyor?
Çocukların duyguları ve davranışları yaşam olaylarına bağlı olarak değişebilir. Okula başlama, taşınma, sınav dönemi, aile içindeki değişiklikler veya arkadaşlık sorunları geçici zorlanmalara yol açabilir.
Burada önemli olan yalnızca davranışın görülmesi değil, zaman içinde nasıl seyrettiğidir.
Kısa süreli bir uyum güçlüğü ile giderek yoğunlaşan ve haftalar boyunca günlük yaşamı etkileyen bir değişiklik aynı şekilde değerlendirilmez.
Günlük yaşamı ne ölçüde etkiliyor?
Belirtinin adı kadar çocuğun işlevselliği de önemlidir.
Örneğin ara sıra kaygı yaşamak çocukluk ve ergenlik döneminde görülebilir. Ancak kaygı nedeniyle okula gidememek, arkadaşlardan uzaklaşmak, yaşına uygun etkinliklere katılamamak veya uyku düzeninin belirgin biçimde bozulması daha yakından değerlendirilmesi gereken bir tablo oluşturabilir.
Benzer biçimde zaman zaman öfkelenmek ile öfke davranışlarının aile ilişkilerini, okulu veya çocuğun güvenliğini belirgin biçimde etkilemesi birbirinden farklıdır.
Farklı ortamlarda da görülüyor mu?
Çocukların davranışı ortama göre değişebilir.
Evde dikkat çekmeyen bir güçlük okul ortamında belirgin hale gelebilir. Bunun tersi de mümkündür. Bu nedenle gerektiğinde aile gözlemleri ile okul veya çocuğun bulunduğu diğer ortamlardaki bilgiler birlikte değerlendirilebilir.
Farklı kaynaklardan alınan bilgilerin birbirinden farklı olması da olağandışı değildir. Amaç hangi kişinin “haklı” olduğunu belirlemek değil, çocuğun farklı ortamlarda nasıl işlev gösterdiğini anlamaktır.
Çocuğun güvenliğiyle ilgili bir risk var mı?
Bazı durumlarda süreyi izlemek veya rutin randevuyu beklemek uygun değildir.
Kendine zarar verme girişimi, intihar düşüncesinin ciddi niyet veya planla ifade edilmesi, başkasına ciddi zarar verme riski, gerçeklikle temasın belirgin biçimde bozulması veya tehlikeli miktarda ilaç ya da başka bir madde alınması acil değerlendirme gerektirebilir.
Bu tür durumlarda güvenlik önceliklidir.
Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Değerlendirmesi Neyi Açıklığa Kavuşturur?
Çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesinin amacı yalnızca “tanı var mı, yok mu?” sorusunun cevabını bulmak değildir.
Değerlendirme sırasında şu soruların açıklığa kavuşturulması gerekebilir:
- Ailenin gözlemlediği temel güçlük nedir?
- Bu güçlük çocuğun gelişim döneminde nasıl anlamlandırılmalıdır?
- Günlük yaşamın hangi alanları etkileniyor?
- Fiziksel sağlık veya uyku gibi başka etkenlerin değerlendirilmesi gerekiyor mu?
- Okul ve sosyal çevreden ek bilgi gerekli mi?
- Psikolojik, gelişimsel veya bilişsel bir değerlendirme yararlı olur mu?
- Şu aşamada destek veya tedavi gerekiyor mu?
- Gerekiyorsa hangi takip hedefleri izlenmeli?
Bu nedenle değerlendirme yalnızca o gün görüşme odasında gözlenen davranışlardan oluşmaz. Çocuğun veya ergenin geçmişi ve içinde bulunduğu yaşam bağlamı da önem taşır.
Çocuklarla Ergenlerin Değerlendirme Süreci Aynı mı?
Temel değerlendirme ilkeleri ortak olsa da çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi görüşmenin nasıl yürütüleceğini etkiler.
Daha küçük çocuklarda gelişim öyküsü, oyun, aile gözlemleri ve okul öncesi ya da okul ortamından gelen bilgiler daha fazla önem kazanabilir.
Ergenlik döneminde ise gencin kendi deneyimini anlatabilmesi özellikle önemlidir. Ergen, ebeveyninin yanında konuşmakta zorlandığı bazı konuları ayrı bir görüşmede daha rahat ifade edebilir.
Bu nedenle görüşmenin bir bölümü çocuk veya ergenle, bir bölümü ebeveynlerle yürütülebilir. Görüşme düzeni başvuru nedenine ve klinik ihtiyaca göre değişebilir.
Amaç aileyi süreçten dışlamak veya çocuğu ebeveynden ayırmak değildir. Çocuğun veya ergenin bakış açısı ile ailenin gözlemlerini birlikte anlayabilmektir.
Her Başvuruda Test Yapılması Gerekir mi?
Hayır. Çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi her çocuk için aynı test paketinin uygulanması anlamına gelmez.
Psikolojik, gelişimsel, bilişsel veya dikkatle ilişkili değerlendirme araçları belirli bir klinik soruya yanıt aramak için kullanılabilir.
Bir çocukta gelişim düzeyinin daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerekirken başka bir çocukta öğrenme, dikkat veya bilişsel beceriler hakkında ek bilgiye ihtiyaç duyulabilir. Bazı başvurularda ise ek psikometrik değerlendirmeye hiç gerek olmayabilir.
Test sonucu da tek başına çocuğun bütününü veya psikiyatrik tanıyı belirleyen bir sonuç değildir.
Elde edilen bilgiler gerektiğinde klinik görüşme, gelişim öyküsü, aile gözlemleri, okul bilgileri ve çocuğun günlük yaşamdaki işlevselliğiyle birlikte yorumlanır.
Bu nedenle aile için en yararlı soru “Hangi test yapılacak?” yerine “Bu değerlendirme hangi soruya cevap verecek?” olabilir.
İlk Değerlendirmenin Sonunda Hangi Yollar Gündeme Gelebilir?
Her çocuk veya ergen psikiyatrisi değerlendirmesi aynı sonuçla bitmez.
Bazen değerlendirilen davranışın gelişimsel süreç içinde izlenmesi ve aileye bilgi verilmesi yeterli olabilir.
Bazı durumlarda ise:
- Belirli alanların bir süre izlenmesi,
- Ebeveynlere yönelik bilgilendirme veya destek,
- Günlük yaşamla ilgili düzenlemeler,
- Psikoterapi,
- Okulla iş birliği,
- Ek psikolojik veya gelişimsel değerlendirme,
- Başka bir sağlık alanından görüş,
- Klinik olarak gerekli görüldüğünde ilaç tedavisi
gündeme gelebilir.
Çocuk ve ergen psikiyatristine başvurmak, otomatik olarak ilaç başlanacağı anlamına gelmez. Benzer şekilde ilk görüşmede mutlaka kesin tanıya ulaşılması da gerekmez.
Değerlendirmenin niteliğine göre ek bilgi veya takip görüşmesi gerekebilir.
Aile Görüşme Sonunda Hangi Soruların Cevabını Bilmelidir?
Çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesinde kullanılan tıbbi terimlerden çok, ailenin süreç hakkında ne anladığı önemlidir.
Görüşme sonunda aile şu soruların cevaplarını mümkün olduğunca anlayabilmelidir:
- Şu anda temel olarak hangi alan değerlendiriliyor?
- Hangi bilgiler bu değerlendirmeyi destekliyor?
- Henüz netleşmeyen bir konu var mı?
- Ek test veya değerlendirme gerekiyorsa amacı ne?
- Evde veya okulda hangi değişiklikler gözlenmeli?
- Bir destek veya tedavi önerilmişse hedefi nedir?
- Takip gerekiyorsa ne zaman ve hangi amaçla yapılacak?
Çocuk veya ergen de yaşına ve gelişim düzeyine uygun biçimde sürecin ne anlama geldiğini öğrenebilmelidir.
Ailenin anlamadığı bir kavram veya öneri olduğunda açıklama istemesi görüşmenin doğal bir parçasıdır.
Ankara'da Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Araştırırken Nelere Bakılabilir?
Çocuk ve ergen psikiyatrisi Ankara aramasında ailelerin karşısına hekim profilleri, klinikler, yorumlar ve çeşitli tavsiye içerikleri çıkabilir.
Sağlık profesyoneli seçerken yalnızca internet puanları veya “en iyi doktor” gibi doğrulanması güç tanımlara göre karar vermek yerine bazı temel noktalar değerlendirilebilir.
Öncelikle hekimin çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlığının doğrulanması önemlidir.
Bunun yanında aileler şu konulara bakabilir:
- Çocuğun gelişim dönemi değerlendirmeye dahil ediliyor mu?
- Çocuk veya ergene kendisini ifade edebileceği alan tanınıyor mu?
- Aile gözlemleri dikkate alınıyor mu?
- Test önerildiğinde neden gerektiği açıklanıyor mu?
- Tedavi veya takip seçenekleri anlaşılır biçimde aktarılıyor mu?
- Gerektiğinde okul veya diğer sağlık alanlarıyla iş birliği değerlendiriliyor mu?
Ulaşım da uzun süreli takip gerektirebilecek durumlarda pratik bir karar kriteridir. Uzm. Dr. Rukiye Çolak Sivri'nin muayenehanesi Ankara'nın Çukurambar bölgesindedir.
Çocuk ve ergen psikiyatrisinin hizmet ve değerlendirme alanları hakkında daha geniş bilgi için Ankara çocuk psikiyatri sayfasını inceleyebilirsiniz.
Hangi Durumlarda Rutin Randevu Beklenmemelidir?
Çocuğun veya ergenin kendisine zarar verme girişiminde bulunması, intihar düşüncesini ciddi niyet veya planla ifade etmesi, başkasına ciddi zarar verme riski oluşturması, gerçeklikle temasının belirgin biçimde bozulması veya tehlikeli miktarda ilaç ya da başka bir madde alması durumunda rutin değerlendirme beklenmemelidir.
Böyle bir güvenlik riski varsa çocuk veya ergen yalnız bırakılmamalı; 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı veya en yakın acil servise başvurulmalıdır.
Çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesinde temel amaç mümkün olan en kısa sürede bir tanı etiketi koymak değil; çocuğun veya gencin yaşadığı güçlüğü gelişimi ve günlük yaşamıyla birlikte anlamaktır. Aile açısından en yararlı yaklaşım da tek tek belirtileri internette eşleştirmek yerine, değişimin süresini, günlük yaşama etkisini ve zaman içindeki seyrini gözlemlemektir.
