Ankara Çocuk Psikiyatri Doktoru; bebek, çocuk ve ergen psikiyatri alanında değerlendirme, terapi ve danışmanlık hizmeti sunar.

Sosyal Medya

Algılama Bozukluğu Belirtileri Hakkında Yanlış Bilinenler

  • Anasayfa
  • Blog
  • Algılama Bozukluğu Belirtileri Hakkında Yanlış Bilinenler
Algılama Bozukluğu Belirtileri Hakkında Yanlış Bilinenler

Algılama Bozukluğu Belirtileri Hakkında Yanlış Bilinenler

“Algılama bozukluğu belirtileri” tek bir tanıyı gösteren sabit bir liste gibi değerlendirilmemelidir. Çocuğun söyleneni anlamakta, dikkatini sürdürmekte, okulda bilgiyi kullanmakta veya dil ve iletişim becerilerinde zorlanması farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle tek bir davranışa bakarak sonuç çıkarmak yerine güçlüğün hangi koşullarda tekrar ettiğini anlamak önemlidir.

Ebeveynler günlük yaşamda “Üç kere söylüyorum, anlamıyor”, “Öğrendiğini hemen unutuyor” veya “Anlatılanı diğer çocuklardan geç kavrıyor” gibi gözlemlerde bulunabilir.

Bu gözlemler önemlidir. Ancak gözlem ile tanı aynı şey değildir.

Çocuğun neden zorlandığını anlamanın ilk adımı, yaygın bazı yanlış inanışları birbirinden ayırmaktır.

Yanlış 1: “Söylediğimi Hemen Anlamıyorsa Algılama Bozukluğu Vardır”

Bir yönergenin ilk seferde yerine getirilmemesi tek başına algılamayla ilgili bir bozukluk olduğunu göstermez.

Örneğin çocuk:

  • cümlenin dilsel anlamını tam olarak çözememiş olabilir,

  • dikkatini konuşmaya vermemiş olabilir,

  • çok uzun bir yönergenin yalnızca ilk bölümünü hatırlamış olabilir,

  • gürültülü bir ortamda söylenenlerin bir kısmını kaçırmış olabilir,

  • istenen görevin kendisinde zorlanıyor olabilir.

Bu nedenle “Ayakkabını odana bırak, çantanı getir ve ellerini yıka” şeklindeki üç aşamalı bir yönergeyi tamamlamayan çocuk ile basit ve tek aşamalı yönergeleri de sürekli anlamakta zorlanan çocuk aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Önemli ayrım: “Söylediğimi yapmadı” ile “söylediğimi anlamadı” aynı şey değildir.

Yanlış 2: “Dinlemeyen Çocuk Söyleneni Algılayamıyordur”

Dikkat ve anlama birbirine yakın görünse de aynı beceri değildir.

Çocuk başka bir etkinliğe yoğunlaşmışsa, sınıfta çevresinde çok sayıda uyaran varsa veya dikkatini sürdürmekte zorlanıyorsa anlatılan bilginin bir bölümünü kaçırabilir.

Bu durum ebeveyne veya öğretmene “Söylediklerimizi algılamıyor” şeklinde görünebilir.

Buna karşılık bazı çocuklar dikkatlerini vermelerine rağmen uzun cümleleri, yeni sözcükleri veya karmaşık yönergeleri anlamakta güçlük yaşayabilir. Böyle bir durumda dilin anlaşılmasıyla ilgili beceriler de değerlendirilmesi gereken alanlardan biri olabilir.

Bu nedenle yalnızca dışarıdan görünen davranışa bakarak “dikkat sorunu” veya “algılama bozukluğu” sonucuna ulaşmak doğru değildir.

Yanlış 3: “Harfleri Karıştırıyorsa Algılama Bozukluğu Vardır”

Okuma ve yazmayı yeni öğrenen çocuklarda bazı harf hataları görülebilir. Tek bir harfi ters yazmak veya zaman zaman heceleri karıştırmak kendi başına belirli bir öğrenme bozukluğunu göstermez.

Daha anlamlı olan, sorunun sürekliliği ve akademik beceriler üzerindeki etkisidir.

Örneğin;

  • harf-ses ilişkisini öğrenmekte belirgin güçlük,

  • okuma hızının sürekli düşük kalması,

  • okuduğunu anlamakta zorlanma,

  • yazım hatalarının yoğun biçimde devam etmesi,

  • matematik işlemleri veya sözel problemleri öğrenmekte belirgin güçlük

varsa öğrenme alanının ayrıca değerlendirilmesi düşünülebilir.

Bu tür belirtiler ön plandaysa öğrenme güçlüğü açısından daha ayrıntılı inceleme gerekebilir.

Burada önemli nokta şudur: Her akademik güçlük “algılama bozukluğu”, her harf karıştırma da disleksi değildir.

Yanlış 4: “Sorun Yalnızca Okulda Görülüyorsa Önemli Değildir”

Çocuğun evde rahat görünmesi okulda yaşadığı güçlüğü geçersiz kılmaz.

Ev ortamında genellikle:

  • birebir iletişim daha fazladır,

  • çevresel uyaran daha az olabilir,

  • yönergeler tekrar edilebilir,

  • görevler çocuğun hızına göre düzenlenebilir.

Sınıfta ise çocuk aynı anda öğretmeni dinlemek, materyali takip etmek, çevresindeki uyaranları filtrelemek ve belirli süre içinde görevi tamamlamak zorunda kalabilir.

Bu nedenle bazı güçlükler ilk kez veya daha belirgin biçimde okulda fark edilebilir.

Tersi de mümkündür. Çocuk okulda beklentileri yerine getirirken yalnızca evde belirli durumlarda zorlanabilir.

Önemli olan güçlüğün hangi ortamda, hangi görev sırasında ve ne sıklıkta ortaya çıktığını anlamaktır.

Yanlış 5: “Tek Bir Test Çocuğun Neden Zorlandığını Kesin Gösterir”

Çocuklarda gelişimsel ve akademik güçlükleri değerlendirmek her zaman tek bir teste indirgenemez.

Hangi değerlendirmenin gerekli olduğu, çocuğun hangi alanda zorlandığına göre değişebilir.

Örneğin değerlendirmede;

  • ebeveyn gözlemleri,

  • öğretmen geri bildirimleri,

  • gelişim öyküsü,

  • dikkat ve davranış özellikleri,

  • dil ve iletişim becerileri,

  • akademik performans,

  • gerektiğinde standardize değerlendirme araçları

birlikte ele alınabilir.

Bir tarama veya test sonucu bir alanda daha ayrıntılı inceleme gerektiğini gösterebilir; ancak sonucun çocuğun genel gelişiminden bağımsız yorumlanması uygun değildir.

Aile için doğru soru “Hangi testi yaptırmalıyız?”dan önce “Çocuğumuz tam olarak hangi beceride zorlanıyor?” olmalıdır.

Yanlış 6: “Algılama Güçlüğü Varsa Mutlaka Otizm Vardır”

Hayır.

Bir çocuğun söyleneni anlamakta, öğrenmekte veya bazı sosyal durumları yorumlamakta zorlanması tek başına otizm tanısı anlamına gelmez.

Otizm spektrum bozukluğu değerlendirmesinde sosyal iletişim ve karşılıklı etkileşimin yanında sınırlı veya tekrarlayıcı davranış örüntüleri gibi farklı gelişimsel alanlar birlikte ele alınır.

Dolayısıyla “Çocuğum bazen söyleneni anlamıyor, otizm olabilir mi?” sorusuna yalnızca bu gözleme bakarak evet veya hayır yanıtı vermek mümkün değildir.

Benzer şekilde internette bulunan kısa bir belirti listesi veya tarama sonucu da tek başına tanı koymaz.

Bir gelişimsel kaygı varsa en yararlı yaklaşım, çocuğun gelişiminin bütününü değerlendirmektir.

Aileler Hangi Belirtileri Daha Somut Gözlemleyebilir?

“Algılamıyor” gibi geniş bir tanımlama yerine günlük yaşamdan örnekler toplamak değerlendirmeyi kolaylaştırabilir.

Gözlem alanı Daha somut soru
Yönerge Tek aşamalı yönergeleri anlayabiliyor mu?
Uzun yönerge Birden fazla adımı içeren görevlerde nerede zorlanıyor?
Dil Sözcükleri veya uzun cümleleri anlamakta güçlük var mı?
Dikkat Birebir ve kalabalık ortam arasında belirgin fark oluyor mu?
Okuma Kelimeleri okumakta mı, okuduğunu anlamakta mı zorlanıyor?
Yazma Hatalar ara sıra mı, sürekli mi görülüyor?
Matematik İşlemi mi yoksa soruda ne istendiğini mi anlamıyor?
Bellek Yeni öğrenilen bilgi kısa süre sonra hatırlanabiliyor mu?
Ortam Güçlük evde, okulda veya her iki yerde de mi görülüyor?
İşlevsellik Sorun çocuğun okul veya günlük yaşamını ne kadar etkiliyor?

Bu tablo evde tanı koymak için değil, gözlemleri daha açık biçimde tarif edebilmek için kullanılmalıdır.

Ne Zaman Değerlendirme Düşünülmeli?

Her çocuk aynı hızda öğrenmez ve tek bir hata profesyonel değerlendirme gerektiren bir sorun anlamına gelmez.

Bununla birlikte;

  • güçlük uzun süredir devam ediyorsa,

  • çocuğun okul başarısını belirgin biçimde etkiliyorsa,

  • öğretmen ve aile benzer kaygıları paylaşıyorsa,

  • basit yönergeleri anlamakta sürekli güçlük görülüyorsa,

  • okuma, yazma veya matematikte belirgin ve süregelen zorlanma varsa,

  • dil ve iletişimle ilgili ek güçlükler fark ediliyorsa,

  • dikkat sorunları günlük işlevselliği etkiliyorsa,

  • çocuk zorlandığı için okul veya öğrenme görevlerinden kaçınmaya başlıyorsa,

  • daha önce kazanılmış becerilerde gerileme görülüyorsa

profesyonel değerlendirme düşünülebilir.

Özellikle çocuğun daha önce sahip olduğu bir beceriyi kaybetmesi veya gelişiminde belirgin bir gerileme fark edilmesi sağlık profesyoneliyle paylaşılmalıdır.

Çocuk Psikiyatrisi Değerlendirmesinde Neye Bakılabilir?

Değerlendirmede amaç yalnızca “algılama bozukluğu var mı?” sorusuna yanıt vermek değildir.

Çocuğun başvuru nedenine göre;

  • gelişim öyküsü,

  • dikkat ve dürtü kontrolü,

  • dil ve iletişim becerileri,

  • akademik gelişim,

  • kaygı ve duygu durumu,

  • uyku,

  • sosyal ilişkiler,

  • aile gözlemleri,

  • okuldan gelen bilgiler

birlikte değerlendirilebilir.

Gerekli görülürse çocuğun temel güçlüğüne göre farklı uzmanlık alanlarının değerlendirmesi de gündeme gelebilir.

Amaç mümkün olduğunca çok test yapmak değil, çocuğun zorlandığı alanı doğru tarif edip uygun değerlendirmeyi planlamaktır.

Sık Sorulan Sorular

Algılama bozukluğu belirtileri nelerdir?

“Algılama bozukluğu” geniş bir ifade olduğu için tek başına tanı koyduran bir belirti listesi yoktur. Yönergeleri anlamada, dikkat sürdürmede, dil ve iletişimde veya akademik becerilerde tekrar eden güçlüklerin hangi nedenle ortaya çıktığının değerlendirilmesi gerekir.

Çocuğum söylediklerimi geç anlıyor, bu bir hastalık belirtisi midir?

Tek başına bu gözlem belirli bir hastalık veya bozukluğu göstermez. Dikkat, dilin anlaşılması, öğrenme, işitme veya başka etkenler benzer bir tablo oluşturabilir.

Algılama güçlüğü ile disleksi aynı şey midir?

Hayır. Disleksi özellikle okuma ve dil temelli öğrenme süreçleriyle ilişkili özgül bir öğrenme güçlüğüdür. “Algılama güçlüğü” ise ailelerin çok farklı sorunları anlatmak için kullanabildiği daha geniş bir ifadedir.

Algılama bozukluğu otizm belirtisi midir?

Tek başına değildir. Otizm tanısı yalnızca anlama veya öğrenme güçlüğüne dayanmaz; sosyal iletişim, etkileşim ve davranış örüntülerinin daha geniş değerlendirilmesini gerektirir.

Algılama güçlüğü için hangi test yapılır?

Her çocuk için geçerli tek bir “algılama bozukluğu testi” yoktur. Kullanılacak değerlendirme araçları, çocuğun dikkat, dil, öğrenme veya başka hangi alanda zorlandığına göre belirlenir.

Belirtiyi Etiketlemek Yerine Örüntüyü Anlamak Daha Yararlıdır

Bir ebeveynin “Çocuğum algılamıyor” demesi önemli bir gözleme dayanabilir. Ancak bu ifade tek başına sorunun nerede olduğunu göstermez.

Bir çocuk söyleneni anlamakta, diğeri dikkatini sürdürmekte, başka bir çocuk ise okuduğu bilgiyi kullanmakta zorlanabilir.

Bu nedenle en yararlı başlangıç sorusu “Çocuğumda hangi bozukluk var?” değil, “Hangi durumda, hangi beceride ve ne kadar sık zorlanıyor?” olmalıdır.

Çocuğunuzun dikkat, öğrenme, anlama veya iletişim becerileriyle ilgili güçlükleri uzun süredir devam ediyor ya da okul ve günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa Uzm. Dr. Rukiye Çolak Sivri ile çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi için randevu talebinde bulunabilirsiniz.

Kaynaklar

  • Centers for Disease Control and Prevention (CDC) — Developmental Monitoring and Screening

  • CDC — Concerned About Your Child's Development?

  • American Academy of Pediatrics / HealthyChildren — Learning Disabilities & Differences

  • American Speech-Language-Hearing Association (ASHA) — Spoken Language Disorders

  • CDC — Clinical Testing and Diagnosis for Autism Spectrum Disorder

Hemen Bilgi Al
Hemen Ara WhatsApp