Ankara Çocuk Psikiyatri Doktoru; bebek, çocuk ve ergen psikiyatri alanında değerlendirme, terapi ve danışmanlık hizmeti sunar.

Sosyal Medya

Algılama Bozukluğu Sürecinde Ailelere Yol Gösteren Öneriler

  • Anasayfa
  • Blog
  • Algılama Bozukluğu Sürecinde Ailelere Yol Gösteren Öneriler
Algılama Bozukluğu Sürecinde Ailelere Yol Gösteren Öneriler

Algılama Bozukluğu Sürecinde Ailelere Yol Gösteren Öneriler

“Algılama bozukluğu” tek başına çocuğun yaşadığı güçlüğün nedenini açıklayan yeterince özgül bir ifade değildir. Çocuğun söyleneni anlamada mı, dikkatini sürdürmede mi, okulda bilgiyi kullanmada mı yoksa dil ve iletişim alanında mı zorlandığını somut örneklerle gözlemlemek daha yararlıdır. Süregelen veya günlük yaşamı etkileyen güçlüklerde profesyonel değerlendirme alınabilir.

Aileler bazen “Söylüyorum ama algılamıyor”, “Çok geç anlıyor” veya “Anlatılanı hemen unutuyor” gibi ifadeler kullanabilir. Bu gözlemler önemlidir; ancak birbirinden farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.

Bu yüzden ilk hedef çocuğa hızla bir etiket koymak değil, zorlanmanın hangi durumda ve hangi beceride ortaya çıktığını anlamaktır.

Önce Etiketi Değil, Çocuğun Nerede Zorlandığını Tarif Edin

“Algılamıyor” ifadesi iki aile için aynı şeyi anlatmayabilir.

Bir çocuk öğretmenin söylediği yönergeyi anlamakta zorlanabilir. Başka bir çocuk yönergeyi anlayabilir ancak dikkatini yeterince sürdürmediği için görevi tamamlayamayabilir. Bir başkası söyleneni anlar fakat okuduğu bilgiyi yazılı olarak aktarmakta güçlük yaşayabilir.

Bu nedenle şu iki cümle aynı bilgiyi vermez:

“Çocuğum algılamıyor.”

“Öğretmeni üç aşamalı bir yönerge verdiğinde ilk adımı yapıyor fakat devamını hatırlamakta zorlanıyor.”

İkinci ifade, değerlendirme açısından çok daha açıklayıcıdır.

Önemli detay: Ailenin görevi evde tanı koymak değildir. En değerli katkı, çocuğun hangi durumda ne yaptığını mümkün olduğunca somut biçimde aktarabilmektir.

“Algılamıyor” Derken Ne Kastediliyor Olabilir?

Algılama güçlüğü olarak tarif edilen durumun hangi alanda ortaya çıktığını ayırt etmek önemlidir.

Söyleneni Anlamakta Zorlanma

Çocuk uzun cümleleri takip etmekte, birden fazla aşamalı yönergeleri anlamakta veya kendisine anlatılan bir olayı kavramakta zorlanıyor olabilir.

Böyle bir durumda yalnızca “dikkatini vermiyor” sonucuna gitmek doğru olmayabilir. Dilin anlaşılması ve kullanılmasıyla ilgili beceriler de değerlendirilmesi gereken alanlar arasındadır.

Çocuklarda iletişim güçlükleri yalnızca konuşmanın telaffuzuyla sınırlı değildir. Kelimelerin anlamını öğrenme, cümle yapısını anlama ve düşünceyi sözel olarak aktarma gibi alanları da kapsayabilir.

Dikkatini Sürdürmekte Zorlanma

Bazen çocuk bilgiyi anlayabilecek durumdadır ancak görev sırasında dikkati başka uyaranlara kayar.

Örneğin birebir konuşmada yönergeleri rahat izleyen bir çocuk, kalabalık sınıfta verilen yönergelerin bir bölümünü kaçırabilir.

Bu durumda dışarıdan “anlamadı” gibi görünen sorun, dikkat ve bilgiyi takip etme süreciyle ilişkili olabilir.

Bu ayrım önemlidir; çünkü dikkat güçlükleri için de tek bir belirti veya tek bir test üzerinden sonuca varılmaz. Çocuğun ev, okul ve diğer ortamlardaki işlevselliği birlikte değerlendirilir.

Öğrenilen Bilgiyi Kullanmakta Zorlanma

Çocuk anlatılan konuyu anlayabilir fakat okurken, yazarken veya matematikte öğrendiği bilgiyi kullanmakta zorlanabilir.

Örneğin;

  • harf-ses ilişkisini öğrenmekte güçlük,

  • okuma hızının yaşıtlarına göre belirgin düşük olması,

  • okuduğunu anlamakta zorlanma,

  • yazarken harf veya heceleri karıştırma,

  • matematik işlemlerini öğrenmekte sürekli güçlük

öğrenme alanının ayrıca değerlendirilmesini gerektirebilir.

Bu tür okul becerileri ön plandaysa öğrenme güçlüğü hakkında daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.

Burada önemli olan, her okul başarısızlığının öğrenme güçlüğü anlamına gelmediğini de hatırlamaktır. Eğitim fırsatları, dikkat, duygusal durum, uyku ve başka faktörler de okul performansını etkileyebilir.

Dil ve İletişim Güçlüğü “Algılama Sorunu” Gibi Görünebilir mi?

Bazı durumlarda evet.

Bir çocuk söylenen cümlenin anlamını çözmekte zorlandığında ebeveyn bunu “Beni dinlemiyor” veya “Söylediğimi algılamıyor” şeklinde yorumlayabilir.

Oysa dil gelişimindeki güçlükler;

  • kelimeleri anlamayı,

  • uygun kelimeyi bulmayı,

  • uzun cümleleri takip etmeyi,

  • düşüncelerini sıralı biçimde anlatmayı,

  • karşılıklı konuşmayı sürdürmeyi

etkileyebilir.

Bu nedenle çocuklarda iletişim bozukluğu ile ilgili belirtiler varsa yalnızca genel “algılama” ifadesiyle yetinmeden dil ve iletişim becerilerinin hangi bölümünde sorun yaşandığının değerlendirilmesi önemlidir.

1. Tek Bir Olaya Değil, Tekrar Eden Örüntüye Bakın

Bir çocuğun yorgunken verilen yönergeyi kaçırması tek başına gelişimsel bir problem anlamına gelmez.

Aile için daha anlamlı olan, aynı güçlüğün ne kadar düzenli tekrarlandığıdır.

Şunları gözlemleyebilirsiniz:

  • Sorun ne zamandır devam ediyor?

  • Her gün mü, yalnızca bazı durumlarda mı görülüyor?

  • Kısa yönergelerde de oluyor mu?

  • Yalnızca okul ödevlerinde mi belirgin?

  • Çocuk sevdiği bir etkinlik sırasında aynı güçlüğü yaşıyor mu?

  • Sorun zaman içinde artıyor mu?

  • Yaşına uygun görevleri giderek daha fazla mı zorlaştırıyor?

Bu gözlemler tanı koymaz. Ancak değerlendirmeye nereden başlanması gerektiği konusunda önemli bilgiler sağlar.

2. Ev ve Okul Gözlemlerini Karşılaştırın

Okul çağındaki bir çocukta öğretmenin gözlemleri özellikle değerlidir.

Evde birebir ilgi sırasında rahat çalışan bir çocuk sınıfta;

  • yönergeleri kaçırabilir,

  • tahtadan aktarmakta zorlanabilir,

  • okuduğunu anlamakta güçlük çekebilir,

  • soruları tamamlamak için çok daha uzun süreye ihtiyaç duyabilir,

  • arkadaşlarının anladığı bir görevin nasıl yapılacağını tekrar tekrar sorabilir.

Tersi de mümkündür. Çocuk okulda beklentileri karşılıyor fakat yalnızca evde belirli görevlerde zorlanıyor olabilir.

Bu farklar “sorun var” veya “sorun yok” sonucunu tek başına göstermez. Güçlüğün hangi koşullarda ortaya çıktığını anlamaya yardımcı olur.

Öğretmene yalnızca “Algılama sorunu olduğunu düşünüyor musunuz?” diye sormak yerine daha somut sorular yöneltmek yararlı olabilir:

“Yönergeleri ilk seferde takip edebiliyor mu?”

“Okuduğu bir metni kendi cümleleriyle anlatabiliyor mu?”

“Yeni konuyu öğrenmesi yaşıtlarına göre belirgin daha uzun mu sürüyor?”

“Dikkati dağıldığında kaldığı yere dönebiliyor mu?”

3. Çocuğun Güçlü Olduğu Alanları da Kaydedin

Değerlendirmede yalnızca çocuğun yapamadıklarına odaklanmak eksik bir tablo oluşturabilir.

Örneğin çocuk sözel yönergelerde zorlanırken görsel materyalle çok daha rahat öğreniyor olabilir. Okuması zor olsa da anlatılan hikâyeyi güçlü biçimde hatırlayabilir. Matematikte güçlük yaşarken kelime dağarcığı yaşına uygun olabilir.

Bu farklılıkları bilmek iki açıdan önemlidir.

Birincisi, sorunun hangi alana özgü olduğunu anlamaya yardımcı olur.

İkincisi, çocuğun sürekli “yapamıyor” üzerinden değerlendirilmesini önler.

Öğrenme güçlüğü bulunan çocuklarda da güçlü ve zorlanılan alanların birlikte değerlendirilmesi, uygun eğitim desteğinin planlanmasına yardımcı olabilir.

4. Evde Test Yapmak Yerine Somut Örnekler Hazırlayın

İnternette bulunan kısa testler veya belirti listeleri aileye fikir verebilir; ancak tek başına tanı koymak için kullanılmamalıdır.

Randevu öncesinde aşağıdaki türde gözlem notları daha işlevsel olabilir:

Gözlem alanı Not edilebilecek örnek
Yönerge Bir veya iki aşamalı yönergeleri takip edebiliyor mu?
Dikkat Hangi görevlerde dikkati daha kolay dağılıyor?
Dil Söyleneni anlamakta mı, kendini anlatmakta mı zorlanıyor?
Okuma Okuyor ancak anlamakta mı zorlanıyor?
Yazma Harf, hece veya kelime sıralamasında güçlük var mı?
Matematik İşlemi mi, problemin ne istediğini mi anlamıyor?
Bellek Yeni öğrendiğini kısa süre sonra hatırlayabiliyor mu?
Ortam Sorun evde, okulda veya her iki ortamda da görülüyor mu?
Güçlü alan Hangi tür görevleri daha kolay öğreniyor?

Amaç çocuğu sınava tabi tutmak değildir. Günlük yaşam içinde zaten görülen örnekleri kaydetmek yeterlidir.

Hangi Durumlarda Değerlendirmeyi Ertelememek Gerekir?

Her çocuğun öğrenme hızı aynı değildir. Buna rağmen bazı durumlarda yalnızca “biraz daha büyüsün” yaklaşımı yerine değerlendirme düşünmek daha uygun olabilir.

Örneğin;

  • güçlüğün uzun süredir devam etmesi,

  • okul başarısını belirgin biçimde etkilemesi,

  • öğretmenin de benzer kaygılar bildirmesi,

  • çocuğun yönergeleri anlamakta sürekli zorlanması,

  • okuma, yazma veya matematik becerilerinin yaşıtlarına göre belirgin geri kalması,

  • dikkat güçlüklerinin günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi,

  • iletişim veya sosyal etkileşimle ilgili ek güçlüklerin bulunması,

  • çocuğun zorlandığı için okuldan kaçınmaya başlaması,

  • daha önce kazanılmış becerilerde kayıp görülmesi

durumlarında profesyonel değerlendirme gündeme gelebilir.

Özellikle daha önce kazanılmış bir becerinin kaybolması veya çocuğun işlevselliğinde belirgin ve yeni bir değişiklik olması sağlık profesyoneline aktarılmalıdır.

Çocuk Psikiyatrisi Değerlendirmesinde Hangi Alanlar Ele Alınabilir?

Çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesinde amaç “algılama bozukluğu var mı, yok mu?” şeklinde tek bir soruya yanıt bulmak değildir.

Başvuru nedenine göre;

  • gelişim öyküsü,

  • dil ve iletişim becerileri,

  • dikkat ve dürtü kontrolü,

  • akademik gelişim,

  • okuma-yazma ve matematikle ilgili güçlükler,

  • kaygı ve duygu durumu,

  • uyku,

  • sosyal ilişkiler,

  • aile ve okul gözlemleri

birlikte ele alınabilir.

Gerektiğinde değerlendirme farklı uzmanlık alanlarının katkısını da içerebilir. Örneğin çocuğun temel güçlüğünün dil, işitme, görme veya belirli akademik becerilerle ilişkili olduğu düşünülüyorsa ilgili değerlendirmeler gündeme gelebilir.

Önemli olan mümkün olduğunca fazla test yapmak değil, çocuğun yaşadığı güçlüğe uygun değerlendirmeyi seçmektir.

Sık Sorulan Sorular

Algılama bozukluğu olan çocuk nasıl anlaşılır?

Tek bir belirti listesiyle “algılama bozukluğu” tanısı konulamaz. Ailelerin çocuğun yönerge anlama, dikkat, dil ve iletişim, öğrenme ve günlük işlevsellik alanlarında tekrar eden güçlük yaşayıp yaşamadığını gözlemlemesi daha yararlıdır.

Çocuğum söyleneni geç anlıyor, bu dikkat eksikliği midir?

Her zaman değil. Dikkat güçlüğü olasılıklardan yalnızca biridir. Dilin anlaşılması, öğrenme, işitme, uyku, kaygı veya başka gelişimsel özellikler de benzer bir izlenim oluşturabilir. Nedeni değerlendirmeden yalnızca bir belirti üzerinden tanı koymak doğru değildir.

Algılama sorunu okul başarısını etkiler mi?

Altta yatan güçlüğe bağlı olarak etkileyebilir. Özellikle yönergeleri takip etme, okuduğunu anlama, yazılı bilgiyi kullanma veya matematik problemlerini çözme gibi alanlarda zorlanma varsa akademik işlevsellik etkilenebilir.

Algılama güçlüğü için test yapılır mı?

Değerlendirme çocuğun hangi alanda zorlandığına göre planlanır. Her çocuğa uygulanacak tek bir genel “algılama bozukluğu testi” yoktur. Görüşme, okul ve aile bilgileri ile ihtiyaca göre belirlenen standardize değerlendirme araçları birlikte kullanılabilir.

Ne zaman çocuk psikiyatrisine başvurulabilir?

Güçlük uzun süredir devam ediyor, okul veya günlük yaşamı belirgin biçimde etkiliyor, birden fazla gelişim alanında kaygı bulunuyor ya da aile sorunun kaynağını anlamakta zorlanıyorsa çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi düşünülebilir.

“Algılamıyor” Demek Yerine Ne Olduğunu Somutlaştırmak İlk Adımdır

Ailelerin kaygısı çoğu zaman haklı bir gözleme dayanır; ancak “algılama bozukluğu” gibi geniş bir ifade çocuğun gerçek ihtiyacını tek başına göstermez.

Bir çocuk dikkatini sürdürmekte, diğeri söylenen dili anlamakta, bir başkası ise okuduğu bilgiyi kullanmakta zorlanabilir.

Bu nedenle aile için en yararlı başlangıç noktası, “Çocuğumda ne var?” sorusundan önce “Hangi durumda, hangi beceride ve ne kadar sık zorlanıyor?” sorusunu cevaplamaktır.

Çocuğunuzun dikkat, öğrenme, anlama veya iletişim becerileriyle ilgili güçlükleri uzun süredir devam ediyor ya da okul ve günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa Uzm. Dr. Rukiye Çolak Sivri ile çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi için randevu talebinde bulunabilirsiniz.

Kaynaklar

  • Centers for Disease Control and Prevention (CDC) — Developmental Monitoring and Screening

  • Centers for Disease Control and Prevention (CDC) — Concerned About Your Child's Development?

  • American Academy of Pediatrics / HealthyChildren — Learning Disabilities & Differences

  • American Academy of Pediatrics / HealthyChildren — Learning, Motor Skills and Communication Disorders

  • American Academy of Pediatrics — Sensory Integration Therapies for Children With Developmental and Behavioral Disorders

Hemen Bilgi Al
Hemen Ara WhatsApp