Uyku Öncesi Kaygı: Uzman Görüşmesi Öncesi Bilinmesi Gerekenler
Çocukların zaman zaman uyku saatini ertelemesi veya yalnız yatmak istememesi tek başına kaygı bozukluğu anlamına gelmez. Daha dikkat çekici olan; yatma saati yaklaştıkça yoğunlaşan endişe, tekrar tekrar güvence isteme, yalnız uyuyamama, bedensel yakınmalar ve gece güçlüğünün gündüz yaşamını da etkilemesidir.
Her uykuya dalma güçlüğü kaygı anlamına gelir mi?
Hayır. Çocuğun geç uyumasının veya yatağa gitmek istememesinin birçok nedeni olabilir.
Uyku düzeninin değişmesi, gün içinde uyumak, ekran kullanımı, düzensiz yatma saatleri, çevresel koşullar veya ergenlik dönemindeki uyku ritmi değişiklikleri de uykuya dalmayı zorlaştırabilir.
Bu nedenle yalnızca:
“Uyumuyor.”
demek yeterli değildir.
Aileler şu ayrıntılara bakabilir:
-
Yatağa gitmek istemiyor mu, yoksa yatağa girdikten sonra uyuyamıyor mu?
-
Uyku saati yaklaşınca belirgin kaygı başlıyor mu?
-
Çocuk belirli bir şeyden korktuğunu söylüyor mu?
-
Ebeveyn yanında olduğunda daha kolay sakinleşiyor mu?
-
Gece güçlüğü her gün mü, yalnızca bazı günlerde mi görülüyor?
-
Sabah kalkmak veya gündüz işlevlerini sürdürmek zorlaşıyor mu?
Bu bilgiler uyku alışkanlığı ile kaygı örüntüsünü birbirinden ayırmaya yardımcı olabilir.
Kaygı yatma saatinden önce nasıl başlayabilir?
Uyku öncesi kaygı bazen çocuk yatağa girdikten sonra değil, yatma saatinin yaklaşmasıyla başlar.
Çocuk:
-
diş fırçalamayı geciktirebilir,
-
su içmek için tekrar tekrar kalkabilir,
-
farklı bahanelerle ebeveyninin yanında kalmaya çalışabilir,
-
“Biraz daha oturabilir miyim?” diye sıkça sorabilir,
-
ertesi günle ilgili endişelerini yatma saatinde anlatmaya başlayabilir,
-
uyku saatini sürekli ertelemeye çalışabilir.
Bu davranışların tek başına kaygı anlamına gelmesi gerekmez.
Daha açıklayıcı soru şudur:
“Uyku saati yaklaşınca çocuğun düşünce, duygu ve davranışlarında tekrar eden bir değişiklik oluyor mu?”
Örneğin:
“Her gece yatmayı geciktiriyor.”
yerine:
“Son üç haftadır yatma saatinden yaklaşık yarım saat önce annesinin odadan ayrılıp ayrılmayacağını tekrar tekrar soruyor ve yatağa gitmeyi geciktirmeye çalışıyor.”
gibi somut bir gözlem daha yararlıdır.
Çocuk uyku öncesinde ne hakkında endişeleniyor?
Kaygının içeriği her çocukta aynı olmayabilir.
Yalnız kalma ve ayrılık
Bazı çocuklar ebeveyn yanından ayrıldığında yoğun endişe yaşayabilir.
Örneğin:
-
ebeveyn odadan çıkmasın isteyebilir,
-
kendi yatağında yalnız uyumayı reddedebilir,
-
gece ebeveynin yatağına tekrar tekrar gidebilir,
-
ebeveyn başka odadayken onu kontrol etmeye çalışabilir.
Çocuğun zaman zaman ebeveyn yanında uyumak istemesi tek başına ayrılık kaygısı anlamına gelmez.
Ancak bu davranış uzun sürüyor ve yaşına göre günlük yaşamı belirgin biçimde sınırlıyorsa daha ayrıntılı gözlem yararlı olabilir.
Kötü bir şey olacağı düşüncesi
Bazı çocuklar uyku öncesinde:
-
eve hırsız gireceğinden,
-
ebeveynine bir şey olacağından,
-
kendisinin hastalanacağından,
-
yangın çıkacağından,
-
ertesi gün okulda kötü bir şey yaşanacağından
endişelenebilir.
Aileler yalnızca endişenin konusunu değil, düşüncenin ne kadar tekrar ettiğini de not edebilir.
Örneğin çocuk cevap verilmesine rağmen kısa süre sonra tekrar:
“Kapı kesin kilitli mi?”
veya
“Sen gece burada olacaksın değil mi?”
diye soruyorsa bu güvence arama örüntüsü kaydedilebilir.
Kâbus korkusu
Bazı çocuklar daha önce gördükleri bir kâbusun tekrar edeceğinden korkarak uyumak istemeyebilir.
Kâbuslar çocuklukta görülebilir ve tek başına kaygı bozukluğu anlamına gelmez.
Ancak kâbus korkusu yatağa gitmekten sürekli kaçınmaya, uyku süresinin belirgin azalmasına veya gündüz yaşamının etkilenmesine yol açıyorsa bu durum ayrıca not edilebilir.
Sürekli güvence veya ebeveyn varlığı gerekiyor mu?
Kaygılı çocuklar uyku öncesinde ailelerinden sık sık güvence isteyebilir.
Örneğin:
-
“Buradan gitmeyeceksin değil mi?”
-
“Kapı kilitli değil mi?”
-
“Gece beni kontrol edeceksin değil mi?”
-
“Bana bir şey olmayacak değil mi?”
gibi sorular tekrar edebilir.
Güvence kısa süreli rahatlama sağlayabilir. Ancak aileler şu örüntüyü gözlemleyebilir:
-
Aynı soru kaç kez soruluyor?
-
Cevap verildiğinde ne kadar süre rahatlıyor?
-
Ebeveyn odadan çıktığında kaygı yeniden başlıyor mu?
-
Çocuk her gece daha fazla yardım mı talep ediyor?
-
Daha önce tek başına yapabildiği uyku hazırlıklarında giderek daha fazla ebeveyn desteğine mi ihtiyaç duyuyor?
Amaç çocuğun ihtiyaç duyduğu desteği bir anda kesmek değildir.
Uzman görüşmesi öncesinde daha yararlı olan, çocuğun ne kadar güvenceye ihtiyaç duyduğunu ve bunun zaman içinde değişip değişmediğini gözlemlemektir.
Çocuklarda kaygının genel görünümü hakkında daha ayrıntılı bilgi için çocuklarda kaygı bozuklukları sayfası incelenebilir.
Gece ritüelleri ne zaman ayrıca dikkat çekebilir?
Uyku öncesinde düzenli bir sıra olması olağandır.
Diş fırçalama, pijama giyme, kitap okuma ve iyi geceler deme gibi rutinler çocuğun uykuya hazırlanmasına yardımcı olabilir.
Ancak bazı davranışlar yalnızca “rutin sevme” biçiminde olmayabilir.
Örneğin çocuk:
-
kapının kilidini tekrar tekrar kontrol etmek,
-
belirli bir cümleyi tam olarak aynı biçimde söylemek,
-
belirli sayıda kontrol yapmak,
-
eşyaları belirli bir düzende yerleştirmek,
-
aynı soruya tekrar tekrar cevap almak
zorunda olduğunu hissedebilir.
Aileler şu sorulara bakabilir:
-
Davranış yapılmadığında ne oluyor?
-
Çocuk “yapmazsam kötü bir şey olur” gibi bir düşünce ifade ediyor mu?
-
Rutin giderek uzuyor mu?
-
Ebeveyn de ritüele dahil edilmek zorunda kalıyor mu?
-
Gece hazırlığı bu davranışlar nedeniyle belirgin biçimde gecikiyor mu?
Her tekrarlayıcı gece davranışı OKB anlamına gelmez.
Ancak tekrar eden istenmeyen düşünceler ve bunların yarattığı sıkıntıyı azaltmak için yapılması zorunlu hissedilen davranışlar dikkat çekiyorsa, konu yalnızca genel uyku kaygısı olarak değerlendirilmemelidir.
Daha ayrıntılı bilgi için çocuklarda obsesif kompulsif bozukluk sayfası incelenebilir.
Gündüz yaşamı neden mutlaka değerlendirilmelidir?
Uyku öncesi kaygının önemini anlamak için yalnızca geceye bakmak yeterli değildir.
Aileler ertesi gün şu alanlarda değişiklik olup olmadığını gözlemleyebilir:
-
Sabah uyanmakta güçlük
-
Gün içinde belirgin yorgunluk
-
Okulda dikkatini sürdürmekte zorlanma
-
Daha kolay öfkelenme
-
Ders veya ödev performansında değişiklik
-
Sabah okula hazırlanmakta zorlanma
-
Gün içinde uyuma ihtiyacı
-
Sosyal etkinliklere katılmak istememe
Örneğin:
“Gece geç uyuyor.”
yerine:
“Son bir aydır uykuya dalması çoğu gece uzuyor; sabah kalkmakta zorlanıyor ve öğretmeni ilk derslerde daha yorgun göründüğünü belirtiyor.”
gibi bir gözlem gece sorununun günlük yaşamla ilişkisini daha iyi gösterir.
Çocuğun horlaması, ağızdan nefes alması, uykuda belirgin hareketlilik veya yeterli süre uyumasına rağmen gündüz aşırı uykulu olması gibi farklı uyku belirtileri de varsa bunların ayrıca sağlık profesyoneliyle paylaşılması uygun olabilir.
Aileler hangi gözlemleri not edebilir?
Uzman görüşmesi öncesinde uzun bir uyku günlüğü hazırlamak zorunlu değildir.
Bir veya iki haftalık kısa gözlemler şu başlıklarda tutulabilir:
-
Yatağa yaklaşık hangi saatte gidiyor?
-
Uykuya dalmak yaklaşık ne kadar sürüyor?
-
Kaygı ne zaman başlıyor?
-
Ne hakkında endişeleniyor?
-
Kaç kez ebeveyni çağırıyor?
-
Ebeveyn odadan çıkınca ne oluyor?
-
Bedensel yakınma var mı?
-
Tekrarlayıcı kontrol veya ritüel davranışı var mı?
-
Gece uyanıyor mu?
-
Sabah nasıl kalkıyor?
-
Okul ve gündüz davranışları etkileniyor mu?
-
Hangi gecelerde daha kolay uyuyor?
Örneğin:
Durum: Hafta içi yatma saati
Gözlem: Yatağa girdikten sonra annesinin odadan ayrılmasını istemiyor.
Kaygı içeriği: “Sen uyurken sana bir şey olursa?” diye soruyor.
Güvence arama: Aynı konuda birkaç kez soru soruyor.
Uykuya etkisi: Uyumaya başlaması önceki döneme göre daha uzun sürüyor.
Gündüz etkisi: Sabah kalkmakta zorlanıyor.
Daha kolay olduğu durum: Akşam rutini benzer saatlerde başladığında süreç daha sakin ilerliyor.
Başka bir örnek:
Durum: Uyku hazırlığı
Gözlem: Yatağa girmeden önce oda kapısını birkaç kez kontrol ediyor.
Düşünce: Kontrol etmezse kötü bir şey olabileceğini söylüyor.
Etkisi: Kontrol süreci gece hazırlığını uzatıyor.
Ebeveyn katılımı: Anne veya babadan kapıyı yeniden kontrol etmesini istiyor.
Bu tür notların amacı aileden tanı koymasını beklemek değildir. Amaç gece yaşanan güçlüğün hangi koşullarda ortaya çıktığını ve yaşamı nasıl etkilediğini daha açık anlatmaktır.
Ne zaman uzman değerlendirmesi düşünülebilir?
Uyku öncesindeki kaygı uzun süredir devam ediyor, giderek yoğunlaşıyor veya çocuğun uyku süresini ve gündüz yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa çocuk ve ergen ruh sağlığı değerlendirmesi düşünülebilir.
Özellikle;
-
yalnız uyumaktan sürekli kaçınma,
-
yoğun ve tekrarlayan güvence arama,
-
ebeveynden ayrılmaya ilişkin belirgin korku,
-
uyku saatini sürekli ve uzun biçimde erteleme,
-
kaygıyla birlikte tekrar eden bedensel yakınmalar,
-
geceleri zorunlu hissedilen kontrol veya ritüeller,
-
okul ve gündüz işlevinde belirgin bozulma,
-
kaygının yalnızca geceyle sınırlı kalmayıp gündüz de sürmesi
daha ayrıntılı değerlendirme ihtiyacını gündeme getirebilir.
Uyku sorunlarının tamamı kaygı kaynaklı değildir. Horlama, solunum sorunları, belirgin gündüz uykululuğu veya başka tıbbi belirtiler bulunuyorsa uygun tıbbi değerlendirme de gerekebilir.
Uzman görüşmesinin amacı yalnızca “Çocuğum neden uyumuyor?” sorusuna tek bir neden bulmak değildir. Uyku alışkanlıklarını, kaygının içeriğini, aile desteği ihtiyacını ve gece güçlüğünün gündüz yaşamındaki etkisini birlikte değerlendirmek daha açıklayıcıdır.
