Ankara Çocuk Psikiyatri Doktoru; bebek, çocuk ve ergen psikiyatri alanında değerlendirme, terapi ve danışmanlık hizmeti sunar.

Sosyal Medya

11 Yaş Davranış Bozuklukları Konusunda Ebeveynlerin Bilmesi Gerekenler

  • Anasayfa
  • Blog
  • 11 Yaş Davranış Bozuklukları Konusunda Ebeveynlerin Bilmesi Gerekenler
11 Yaş Davranış Bozuklukları Konusunda Ebeveynlerin Bilmesi Gerekenler

11 Yaş Davranış Bozuklukları Konusunda Ebeveynlerin Bilmesi Gerekenler

11 yaşındaki bir çocuğun tartışması, kuralları sorgulaması veya zaman zaman öfkelenmesi tek başına davranış bozukluğu anlamına gelmez. Ebeveynlerin tek bir olaya değil; davranışın ne kadar süredir devam ettiğine, şiddetine, hangi ortamlarda görüldüğüne ve çocuğun okul, aile ve arkadaş yaşamını nasıl etkilediğine bakması daha anlamlıdır.

Önce Önemli Ayrım: Her Zor Davranış Bir Bozukluk Değildir

11 yaş, çocuğun bağımsızlık ihtiyacının belirginleşebildiği, arkadaş ilişkilerinin önem kazandığı ve aile tarafından konulan sınırların daha fazla sorgulanabildiği bir dönemdir. Bu nedenle zaman zaman itiraz etmek, bir kuralı tartışmak veya daha fazla söz hakkı istemek tek başına psikiyatrik bir bozukluğa işaret etmez.

Davranış sorunlarında asıl önemli nokta bir davranışın varlığı değil, oluşturduğu örüntüdür.

Örneğin bir çocuğun bir kez öfkeyle kapısını çarpması ile haftalar veya aylar boyunca hemen her sınır karşısında yoğun öfke yaşaması aynı şekilde değerlendirilmez.

Ebeveynlerin “Bu davranış var mı?” sorusunun yanına beş soru daha eklemesi yararlı olabilir.

1. Davranış Ne Kadar Süredir Devam Ediyor?

Tek seferlik veya belirli bir stresli döneme denk gelen davranışlar ile uzun süredir devam eden davranışlar arasında önemli fark vardır.

Okul değişikliği, arkadaş çatışması, aile içinde yaşanan bir değişiklik veya yoğun sınav dönemi gibi durumların ardından çocuğun davranışında geçici değişiklikler görülebilir.

Buna karşılık aynı sorun aylar boyunca tekrarlıyorsa ve giderek çocuğun günlük yaşamının bir parçası haline geliyorsa daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.

Bu nedenle ebeveynin yalnızca son tartışmayı değil, davranışın zaman içindeki seyrini düşünmesi önemlidir.

2. Tepkinin Şiddeti Yaşanan Durumla Orantılı mı?

İkinci soru davranışın yoğunluğudur.

Bir çocuğun istemediği bir kurala sinirlenmesi ile küçük bir sınır karşısında uzun süren, kontrol edilmesi güç ve çevresindekilerin güvenliğini etkileyen bir öfke yaşaması aynı değildir.

Burada amaç “çocuğun öfkelenmemesi” değildir. Öfke normal bir duygudur.

Değerlendirilen şey, çocuğun bu duyguyla ne yaptığıdır.

Örneğin;

  • yoğun biçimde eşyalara zarar verme,

  • başkalarına fiziksel zarar verme,

  • tehdit içeren davranışlar,

  • öfke sırasında kendine zarar verme girişimleri,

  • giderek artan saldırganlık

gibi durumlar yalnızca “ergenlik öfkesi” olarak geçiştirilmemelidir.

Önemli detay: Davranışı değerlendirirken duyguyla davranışı birbirinden ayırmak gerekir. “Çok öfkeli” olmak tek başına tanı değildir; öfkenin sıklığı, tetikleyicileri, kontrol edilebilirliği ve sonuçları önemlidir.

3. Sorun Sadece Evde mi, Okul ve Arkadaş İlişkilerinde de mi Görülüyor?

Ebeveynler davranışın nerede ortaya çıktığını da not etmelidir.

Çocuk yalnızca belirli bir ebeveynle mi tartışıyor? Sorun yalnızca ödev zamanında mı yaşanıyor? Okulda öğretmenlerden benzer geri bildirim geliyor mu? Arkadaş ilişkileri etkileniyor mu?

Bu sorular davranışın bağlamını anlamaya yardımcı olur.

Örneğin yalnızca ödev sırasında yoğun çatışma yaşayan bir çocukta akademik zorlanma, dikkat güçlüğü veya öğrenmeyle ilişkili bir problem ayrıca değerlendirilmek isteyebilir.

Benzer şekilde davranışların okulda, evde ve arkadaş ortamında farklı görünmesi de değerlidir. Çocuklar her ortamda aynı şekilde davranmak zorunda değildir.

Bu yüzden değerlendirmede yalnızca “evde çok zor” veya “okulda hiç sorun yok” gibi tek cümleyle sonuca gitmek yerine farklı ortamlardan bilgi toplamak daha yararlıdır.

4. Davranış Çocuğun Günlük Yaşamını Ne Kadar Etkiliyor?

Ebeveynlerin bakabileceği en önemli ölçütlerden biri işlevselliktir.

Şu sorular yol gösterici olabilir:

  • Okul başarısında belirgin değişiklik oldu mu?

  • Çocuk arkadaş ilişkilerini sürdürebiliyor mu?

  • Evde hemen her gün çatışma yaşanıyor mu?

  • Günlük sorumluluklar ciddi biçimde aksıyor mu?

  • Çocuk daha önce sevdiği etkinliklerden uzaklaştı mı?

  • Öğretmenlerden sürekli davranışla ilgili geri bildirim geliyor mu?

  • Davranışlar ailenin günlük yaşamını belirgin biçimde bozuyor mu?

Bir davranışın adı kadar, çocuğun yaşamında oluşturduğu sonuç önemlidir.

Bu nedenle “Çocuğum karşı geliyor” ifadesinden sonra sorulabilecek en değerli soru çoğu zaman şudur:

“Bu durum onun hayatında neyi bozuyor?”

5. Davranışın Altında Başka Bir Zorlanma Olabilir mi?

Zorlayıcı davranış her zaman başlı başına bir davranış bozukluğundan kaynaklanmaz.

Bazı çocuklarda dikkat ve dürtü kontrolü sorunları, kaygı, depresif belirtiler, öğrenme güçlükleri, uyku sorunları, akran ilişkilerinde yaşanan sıkıntılar veya aileyi etkileyen stresli yaşam olayları davranış biçimini etkileyebilir.

Örneğin ödev yapmayı sürekli reddeden bir çocuk yalnızca “sorumluluk almak istemiyor” olmayabilir. Dersi anlamakta zorlanıyor, başarısız olmaktan kaygılanıyor veya dikkatini sürdürmekte güçlük çekiyor olabilir.

Benzer şekilde sürekli öfkeli görünen bir çocuğun yalnızca öfkesini değil, son dönemde neler yaşadığını da anlamaya çalışmak gerekir.

Bu nedenle kapsamlı değerlendirmede amaç çocuğa hızla bir etiket koymak değil, davranışın hangi koşullarda ve neden ortaya çıktığını anlamaktır.

Ebeveynler “Davranışı” Değil “Örüntüyü” İzleyebilir

Bir davranışı anlamanın en pratik yollarından biri olayları birkaç hafta boyunca basit biçimde not etmektir.

İzlenecek alan Ebeveynin not edebileceği soru
Zaman Bu davranış ne zamandır var?
Sıklık Haftada veya günde ne kadar tekrarlanıyor?
Tetikleyici Genellikle neyin ardından başlıyor?
Şiddet Tepki yaşanan durumla ne kadar orantılı?
Süre Çocuk ne kadar zamanda sakinleşiyor?
Ortam Evde, okulda veya arkadaş ortamında mı görülüyor?
Sonuç Okul, ilişkiler veya aile düzeni etkileniyor mu?

Bu kayıtlar çocuğa tanı koymak amacıyla kullanılmaz. Ancak bir çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesinde ebeveynin gözlemlerini daha somut aktarmasına yardımcı olabilir.

Ebeveyn Yaklaşımında Neler Önemlidir?

Davranışın nedenini anlamadan yalnızca cezayı artırmak çoğu durumda yeterli bir yaklaşım değildir.

Ebeveynler günlük yaşamda;

  • kuralları açık ve anlaşılır hale getirmeye,

  • uygulanabilecek sınırlarda tutarlı olmaya,

  • uzun güç mücadelelerinden kaçınmaya,

  • olumlu davranışları da fark etmeye,

  • çocuğun söylediğini dinlerken sınırları korumaya,

  • aile içinde mümkün olduğunca öngörülebilir rutinler oluşturmaya

odaklanabilir.

Amaç ebeveynin her davranışı kabul etmesi değildir. Çocuğun duygusunu anlamak ile güvenli ve tutarlı sınırlar koymak birlikte mümkündür.

Hangi Durumlarda Çocuk Psikiyatrisi Değerlendirmesi Düşünülmeli?

Davranışlar uzun süredir devam ediyor ve çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme düşünülebilir.

Özellikle;

  • öfke ve çatışmalar giderek şiddetleniyorsa,

  • okul işlevselliğinde belirgin bozulma varsa,

  • arkadaş ilişkileri ciddi biçimde etkileniyorsa,

  • davranışlar aile yaşamını sürekli aksatıyorsa,

  • yoğun saldırganlık görülüyorsa,

  • eşyaya veya başkalarına zarar verme davranışları varsa,

  • belirgin duygu durum değişiklikleri eşlik ediyorsa,

  • ebeveyn davranışların nedenini anlamakta zorlanıyorsa

çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi yararlı olabilir.

Kendine veya başkasına zarar verme düşüncesi, tehdidi ya da yakın güvenlik riski bulunması durumunda rutin randevuyu beklemek yerine acil sağlık değerlendirmesine başvurulmalıdır.

Çocuk Psikiyatrisi Değerlendirmesinde Neye Bakılır?

Değerlendirme yalnızca “Çocuk söz dinliyor mu?” sorusuna dayanmaz.

Davranışın ne zaman başladığı, ailede ve okulda nasıl ortaya çıktığı, akademik durum, arkadaş ilişkileri, dikkat ve dürtü kontrolü, kaygı ve duygu durumu, uyku, gelişim öyküsü ve aileden alınan bilgiler birlikte ele alınabilir.

Gerektiğinde öğretmenden alınan geri bildirimler de tabloyu anlamaya yardımcı olabilir.

Bu bütüncül yaklaşım önemlidir; çünkü dışarıdan aynı görünen davranışlar farklı çocuklarda farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.

Sık Sorulan Sorular

Her karşı gelen 11 yaşındaki çocukta davranış bozukluğu var mıdır?

Hayır. 11 yaş civarında bağımsızlık isteği ve sınırları sorgulama artabilir. Davranışın sürekli, yoğun ve günlük yaşamı bozucu hale gelmesi daha önemli bir değerlendirme ölçütüdür.

11 yaşındaki çocuk neden sürekli öfkeli olabilir?

Tek bir neden yoktur. Gelişimsel değişiklikler, stres, arkadaş ilişkileri, okul güçlükleri, kaygı, dikkat ve dürtü kontrolü sorunları veya başka duygusal zorlanmalar davranış üzerinde etkili olabilir. Nedeni yalnızca gözlenen öfkeye bakarak belirlemek mümkün değildir.

Davranış sorunu sadece evdeyse yine de önemli midir?

Olabilir. Davranışların hangi kişi ve koşullarda ortaya çıktığı değerlendirmede önemli bilgi sağlar. Sadece bir ortamda görülmesi sorunu otomatik olarak önemsiz hale getirmez.

Davranış bozukluğu için test yapılır mı?

Tek başına bir test sonucuyla tüm davranış sorunlarının nedeni belirlenmez. Çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesinde görüşme, gelişim ve ruhsal durum değerlendirmesi, aile ve gerektiğinde okuldan alınan bilgiler birlikte kullanılabilir.

Ebeveynler randevu öncesinde ne hazırlayabilir?

Davranışların ne zaman başladığını, ne sıklıkta tekrarlandığını, hangi durumlarda arttığını, okuldan alınan geri bildirimleri ve son dönemde çocuğun yaşamında önemli bir değişiklik olup olmadığını not etmek yararlı olabilir.

Davranışı Etiketlemekten Önce İşlevini Anlamak Gerekir

11 yaşındaki bir çocuğun davranışını değerlendirirken yalnızca “inatçı”, “söz dinlemiyor” veya “çok öfkeli” gibi etiketler kullanmak çoğu zaman yeterli bilgi vermez.

Daha yararlı yaklaşım; davranışın ne zaman ortaya çıktığını, ne kadar sürdüğünü, hangi ihtiyacın veya zorlanmanın eşlik ettiğini ve çocuğun yaşamında neyi değiştirdiğini anlamaktır.

Çocuğunuzdaki davranış değişiklikleri uzun süredir devam ediyor, aile veya okul yaşamını belirgin biçimde etkiliyor ya da davranışların altında hangi etkenlerin bulunduğu konusunda endişe yaşıyorsanız Uzm. Dr. Rukiye Çolak Sivri ile çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi için randevu talebinde bulunabilirsiniz.

Kaynaklar

  • Centers for Disease Control and Prevention (CDC) — Çocuklarda davranış ve davranım sorunları

  • American Academy of Pediatrics / HealthyChildren — Erken ergenlik gelişimi ve 11 yaş sağlık değerlendirmesi

  • American Academy of Child and Adolescent Psychiatry (AACAP) — Karşıt davranışlar ve kapsamlı çocuk psikiyatrisi değerlendirmesi

  • NICE — Çocuk ve gençlerde davranım sorunlarının değerlendirilmesi

Hemen Bilgi Al
Hemen Ara WhatsApp