Ankara Çocuk Psikiyatri Doktoru; bebek, çocuk ve ergen psikiyatri alanında değerlendirme, terapi ve danışmanlık hizmeti sunar.

Sosyal Medya

13 Yaşında Oğlum Yalan Söylüyor: Ailelerin Merak Ettiği Temel Konular

  • Anasayfa
  • Blog
  • 13 Yaşında Oğlum Yalan Söylüyor: Ailelerin Merak Ettiği Temel Konular
13 Yaşında Oğlum Yalan Söylüyor: Ailelerin Merak Ettiği Temel Konular

13 Yaşında Oğlum Yalan Söylüyor: Ailelerin Merak Ettiği Temel Konular

13 yaşındaki bir ergenin zaman zaman gerçeği saklaması tek başına psikiyatrik bir bozukluk anlamına gelmez. Asıl dikkat edilmesi gereken; yalanın ne amaçla söylendiği, ne kadar sık tekrarlandığı, güven ilişkisini ve günlük yaşamı etkileyip etkilemediği ve okul, para, arkadaş çevresi veya güvenlikle ilgili başka sorunları gizleyip gizlemediğidir.

Önce Şu Ayrımı Yapın: Her Gerçeği Paylaşmamak Yalan Değildir

13 yaş, mahremiyet ihtiyacının ve aileden bağımsızlaşma isteğinin belirginleşebildiği bir dönemdir. Ergen çocuğunuz arkadaşlarıyla yaptığı her konuşmayı, düşündüğü her şeyi veya yaşadığı her küçük olayı sizinle paylaşmak istemeyebilir. Bu durum tek başına yalan söylemek değildir.

American Academy of Pediatrics, erken ergenlik döneminde gençlerin daha fazla özel alan istemesinin ve aileden bağımsız hareket etmeye çalışmasının gelişimin bir parçası olabileceğini belirtiyor.

Mahremiyet ile yalan arasındaki temel fark şudur:

Mahremiyet, ergenin bazı kişisel bilgileri paylaşmak istememesidir.
Yalan, gerçeği bilerek farklı biçimde aktarmak veya yanlış bilgi vermektir.

Örneğin “Bunu şu an konuşmak istemiyorum” demek ile “Ödevimi yaptım” deyip aslında yapmamış olmak aynı davranış değildir.

Bu ayrımı yapmak önemlidir; çünkü ergenin her özel alan isteğini yalan olarak değerlendirmek aile içindeki güveni daha da zorlaştırabilir.

13 Yaşındaki Bir Ergen Neden Yalan Söyleyebilir?

Yalan davranışının tek bir nedeni yoktur. Aynı çocuk bile farklı durumlarda farklı amaçlarla gerçeği saklayabilir.

Bu nedenle yalnızca “Neden yalan söylüyorsun?” diye sormak yerine, “Bu yalan o anda ne işe yaradı?” sorusuna bakmak daha açıklayıcı olabilir.

Tepkiden veya Cezadan Kaçınmak

Ergen, doğruyu söylediğinde çok yoğun bir öfke, ağır ceza veya aşağılanmayla karşılaşacağını düşünüyorsa gerçeği saklamaya yönelebilir.

Örneğin düşük not alan bir çocuk, “Notumu söylersem çok büyük kavga çıkacak” diye düşünerek notunu farklı aktarabilir.

Bu, yalanı doğru hale getirmez. Ancak davranışın nedenini anlamak, yalnızca cezayı artırmaktan daha fazla bilgi verir.

American Academy of Pediatrics, aşırı sert cezalandırmanın yalan davranışını çözmekte genellikle etkili olmadığını belirtiyor.

Sorumluluktan Kaçmak

“Ödevimi yaptım”, “Odayı topladım” veya “Ben yapmadım” gibi yalanların bir bölümü o anki sorumluluğun sonucundan kaçınmaya hizmet edebilir.

Burada yalnızca yalanın kendisine değil, ergenin neden sürekli aynı sorumluluktan kaçtığına da bakılmalıdır.

Ödev konusunda tekrar tekrar yalan söyleyen bir genç gerçekten sorumluluk almak istemiyor olabilir; ancak akademik güçlük, dikkat sorunu, başarısızlık korkusu veya yoğun erteleme davranışı da yaşıyor olabilir.

Mahremiyet Alanını Korumaya Çalışmak

Ergenlikte gençlerin ailelerinden ayrı bir kimlik ve özel alan geliştirmeleri beklenen bir süreçtir. AACAP da bazı ergenlerin psikolojik bağımsızlıklarını ve özel alanlarını korumak amacıyla bazı konularda gerçeği saklayabildiğini belirtiyor.

Burada ebeveyn açısından zor olan denge şudur:

Ergenin mahremiyetine saygı göstermek ama güvenlikle ilgili konularda gerekli sınırları korumak.

Arkadaşlarıyla yaptığı sıradan bir konuşmanın bütün ayrıntılarını paylaşmak istememesi ile nerede bulunduğu konusunda güvenliği etkileyen yanlış bilgi vermesi aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Arkadaş Çevresinde Kabul Görme İsteği Etkili Olabilir mi?

Ergenlik döneminde akran ilişkilerinin önemi artar. Genç, arkadaş grubuna kabul edilmek veya kendisini olduğundan farklı göstermek için bazı olayları abartabilir ya da farklı anlatabilir. AAP, erken ergenlikte akran ilişkilerinin ve akranların değerlendirmesinin gençler açısından daha fazla önem kazanabildiğini belirtiyor.

Burada ebeveyn için önemli olan yalnızca “Yalan söyledi” sonucuna ulaşmak değil, gencin neden kendisini farklı göstermek zorunda hissettiğini de anlamaya çalışmaktır.

Bazen Yalan Başka Bir Sorunu Gizleyebilir

Yalan davranışında konunun içeriği de önemlidir.

AACAP, bazı ergenlerin daha ciddi bir sorunu gizlemek amacıyla tekrar tekrar yalan söyleyebildiğini belirtiyor.

Örneğin;

  • nerede olduğu konusunda sürekli farklı bilgiler vermesi,

  • açıklanamayan para harcamalarını gizlemesi,

  • okul devamsızlığını saklaması,

  • tehlikeli çevrim içi davranışları gizlemesi,

  • madde veya alkol kullanımıyla ilgili gerçeği saklaması,

  • güvenliği etkileyen davranışları örtmeye çalışması

daha dikkatli değerlendirilmesi gereken örneklerdir.

Buradaki amaç her yalanda en kötü ihtimali düşünmek değildir. Yalanın neyi gizlediğini anlamaya çalışmaktır.

Yalanın Kendisinden Önce Dört Soruyu Sorun

Ebeveynler her olaya aynı tepkiyi vermek yerine şu dört alanı değerlendirebilir:

Değerlendirilecek nokta Sorulabilecek soru
Sıklık Bu tek bir olay mı, düzenli tekrar eden bir örüntü mü?
İşlev Ergen bu yalanla neden kaçınmaya veya neyi korumaya çalışıyor?
Konu Yalan ödev gibi gündelik bir konu mu, güvenlik açısından önemli bir konu mu?
Etki Davranış aile, okul, arkadaşlık veya günlük işlevselliği bozuyor mu?

Bu çerçeve, ebeveynin “Çocuğum yalancı mı?” sorusundan uzaklaşıp daha yararlı bir soruya geçmesini sağlar:

“Bu davranış bize hangi güçlük hakkında bilgi veriyor?”

Çocuğu “Yalancı” Diye Etiketlemek Neden Sorunu Çözmez?

Bir davranışı çocuğun kimliğine dönüştürmek iletişimi zorlaştırabilir.

“Yalan söyledin” ifadesi bir davranışı tarif eder.

“Sen yalancısın” ise ergenin karakterine ilişkin genel bir yargıdır.

Ailelerin sınır koyması gerekir; ancak amaç davranış ile çocuğu birbirinden ayırabilmektir.

Dürüstlüğün önemli olduğu açık biçimde söylenebilir. Yalanın sonucu da olabilir. Fakat bu sonuç çocuğu aşağılamak veya geçmişteki bütün hatalarını tekrar gündeme getirmek şeklinde olmak zorunda değildir.

Çocuğu Sorguya Çekmek Yerine Konuşma Nasıl Başlatılabilir?

Yalan ortaya çıktığında ebeveynlerin ilk isteği genellikle bütün ayrıntıları öğrenmek olur. Arka arkaya sorular sormak veya çocuğu itirafa zorlamak ise bazı ergenlerin daha fazla savunmaya geçmesine yol açabilir.

Gerçeğin bilindiği bir durumda uzun bir sorgu yerine davranışı net ifade etmek daha işlevsel olabilir:

“Ödevin yapılmadığını biliyorum. Bana yaptığını söylediğinde güven konusunda sorun yaşıyoruz. Önce ne olduğunu anlamak, sonra bunun sorumluluğunu nasıl alacağını konuşmak istiyorum.”

Burada amaç yalanı görmezden gelmek değildir.

Ama üç şeyi aynı anda yapabilmektir:

  • gerçeği netleştirmek,

  • sınırı korumak,

  • ergenin neden yalan söylediğini anlamak.

AAP de ebeveynin yalanı fark ettiğini açık biçimde belirtmesini, dürüstlük ve güven hakkında konuşmasını ve kendi davranışlarıyla dürüstlüğe model olmasını öneriyor.

Güven Kaybolduysa Ne Yapılabilir?

Tekrarlayan yalanlar ebeveynin “Artık hiçbir söylediğine inanamıyorum” noktasına gelmesine neden olabilir.

Bu durumda güveni tek bir konuşmayla geri getirmek gerçekçi değildir.

Daha işlevsel yaklaşım, güveni küçük ve gözlenebilir davranışlar üzerinden yeniden kurmaktır.

Örneğin eve geliş saati konusunda sorun yaşandıysa daha açık bir plan oluşturulabilir. Okul sorumlulukları konusunda yanlış bilgi verildiyse belirli bir süre ödev takibi daha görünür hale getirilebilir.

Ergen beklentileri yerine getirdikçe kontrolün aşamalı biçimde azaltılması düşünülebilir.

Önemli detay: Güvenin yeniden kurulması, ebeveynin her şeyi kontrol etmesi anlamına gelmez. Ama güven ciddi biçimde zedelendiğinde özgürlük ve sorumluluk arasındaki dengenin geçici olarak yeniden düzenlenmesi gerekebilir.

Hangi Yalanlar Daha Fazla Dikkat Gerektirir?

Tek bir yalanın konusu her zaman ciddi bir psikiyatrik sorun olduğu anlamına gelmez. Buna rağmen bazı örüntüler daha yakından değerlendirilmelidir.

Özellikle;

  • yalan davranışı giderek sıklaşıyorsa,

  • farklı kişilere sürekli farklı hikâyeler anlatılıyorsa,

  • okul devamsızlığı veya okul sorunları saklanıyorsa,

  • para veya eşya konusunda açıklanamayan tutarsızlıklar bulunuyorsa,

  • güvenliği etkileyen davranışlar gizleniyorsa,

  • yalanlara yoğun öfke veya saldırganlık eşlik ediyorsa,

  • aile ile iletişim belirgin biçimde kopuyorsa,

  • yalan başka ciddi davranışları gizlemek için kullanılıyorsa

profesyonel değerlendirme gündeme gelebilir. AACAP, özellikle tekrarlayan ciddi yalan örüntülerinde çocuk ve ergen ruh sağlığı değerlendirmesinin yardımcı olabileceğini belirtiyor.

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Değerlendirmesinde Neye Bakılır?

Değerlendirmede amaç “Çocuk neden yalan söylüyor?” sorusuna tek kelimelik bir tanı bulmak değildir.

Davranışın ne zamandır devam ettiği, hangi durumlarda ortaya çıktığı, okul yaşamı, arkadaş ilişkileri, aile içindeki iletişim, dikkat ve dürtü kontrolü, kaygı belirtileri, duygu durumu ve eşlik eden başka davranışlar birlikte ele alınabilir.

Örneğin sürekli “Ödevimi yaptım” diyen iki ergen dışarıdan aynı davranışı gösteriyor olabilir. Ancak birinin temel güçlüğü cezadan kaçınmak, diğerinin ise akademik veya dikkatle ilişkili bir zorlanmayı gizlemek olabilir.

Bu nedenle aynı davranış her çocukta aynı anlama gelmez.

Ergenlik döneminde yaşanan diğer duygusal ve davranışsal değişimler hakkında ergenlik sorunları sayfasından da bilgi alınabilir.

Sık Sorulan Sorular

13 yaşında oğlum yalan söylüyor, bu psikolojik bir sorun mudur?

Tek başına yalan söylemek psikiyatrik bir tanı anlamına gelmez. Davranışın sıklığı, amacı, hangi konularda ortaya çıktığı ve gencin okul, aile ve sosyal yaşamını nasıl etkilediği birlikte değerlendirilmelidir.

Ergenlikte yalan söylemek normal midir?

Ergenlerin mahremiyet ve bağımsızlık ihtiyacı artabilir; zaman zaman sorumluluktan kaçmak veya özel alanını korumak için gerçeği saklama görülebilir. Ancak sürekli ve ciddi yalanların yalnızca “ergenlik” denilerek göz ardı edilmesi doğru değildir.

Yalan söyleyen çocuğa ceza vermek gerekir mi?

Davranışın uygun ve tutarlı bir sonucu olabilir. Ancak sert, aşağılayıcı cezalar genellikle yapıcı değildir. Amaç dürüstlüğü desteklemek, sorumluluk oluşturmak ve güveni yeniden kurmaktır.

Çocuğum sürekli “Ben yapmadım” diyor. Ne yapmalıyım?

Öncelikle davranışın hangi durumlarda tekrarlandığına bakın. Cezadan kaçma, sorumlulukla baş etmekte zorlanma veya başka bir güçlüğü saklama işlevi olabilir. Tekrarlayan bir örüntü varsa davranışın nedeninin değerlendirilmesi yararlı olabilir.

Ne zaman çocuk psikiyatrisine başvurulabilir?

Yalan davranışı tekrarlayıcı hale geliyor, aile içindeki güveni ciddi biçimde bozuyor, okul veya arkadaş ilişkilerini etkiliyor ya da riskli davranışları gizlemek için kullanılıyor görünüyorsa çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi düşünülebilir.

Amaç Yalanı Yakalamak Değil, Davranışın Ne Anlattığını Anlamaktır

13 yaşındaki bir ergen yalan söylediğinde ebeveynin güveninin sarsılması anlaşılır bir durumdur. Ancak yalnızca “Bir daha yalan söylemeyeceksin” demek davranışın nedenini ortadan kaldırmayabilir.

Bazen yalan cezadan kaçınmanın, bazen sorumluluğu ertelemenin, bazen mahremiyet alanını korumanın, bazen de daha önemli bir sorunu saklamanın yolu olabilir.

Bu nedenle aile için en yararlı soru çoğu zaman “Doğruyu nasıl itiraf ettiririm?” değil, “Doğruyu söylemesini zorlaştıran ne var ve güveni nasıl yeniden kurabiliriz?” sorusudur.

Yalan söyleme davranışı sık tekrarlanıyor, aile içindeki güveni belirgin biçimde etkiliyor veya başka duygusal ve davranışsal sorunlara eşlik ediyorsa Uzm. Dr. Rukiye Çolak Sivri ile çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi için randevu talebinde bulunabilirsiniz.

Kaynaklar

  • American Academy of Child and Adolescent Psychiatry (AACAP) — Lying and Children

  • American Academy of Pediatrics / HealthyChildren — When Children Lie: What Parents Can Do

  • American Academy of Pediatrics / HealthyChildren — Stages of Adolescence

Hemen Bilgi Al
Hemen Ara WhatsApp